G ü r c a n   B a n g e r

Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan görüldüğünde
ciddi ve ağırbaşlı; yanına yaklaşıldığında nazik ve sana yakın;
konuşulduğunda ise kararlıdır.

Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof

Eskişehir Ticareti İçin Bir Strateji Arayışı

Strateji, bir amacı gerçekleştirmek üzere belirlenen bir hareket tarzıdır. Söz konusu hareket tarzı varolan araç, kaynak ve etkinlikleri örgütleyerek belirlenen amaçları yerine getirmeyi hedefler. Başarılı bir strateji için öncelikle sistemi, onu oluşturan öğeleri, sistemin çevresini ve ilişkilerini analiz etmek gerekir. Bu analiz, sistemin o an içinde bulunduğu durumun açık bir tasviridir. Analizin ardından sistemin bulunduğu durumdan hangi noktaya götürmek istendiği belirlenir. Gidilmek istenen nokta, amacı oluşturur. Bu amaca ulaşmak için araçlar, kaynaklar ve örgütlenmiş etkinlikler gereklidir.

Eskişehir ticareti gibi kent ölçeğinde bir sistemi, statükodan (süregelen durumdan) bir başka gelişme noktasına taşımak asla kolay bir görev değildir. Kaynakların çok kısıtlı ve o denli değerli olduğu koşullarda doğru hareket tarzını bulmak daha önem kazanmaktadır. Böyle bir durumda gelişmeyi engelleyen nedenleri doğru saptamak, statükoya zincirin zayıf halkasından saldırmak gereklidir.

Öncelikle sorunlar ve zayıf halka üzerinde duralım. Her zaman çözümlerden sayıca çok daha fazla sorunlara sahibiz. Bu nedenle Eskişehir'in sorunlarını saymak pek zor bir uğraş değil: Porsuk Çayı'nın kirliliği, kent içi trafik ve ulaşım sorunları, çarpık kentleşme, yeşil alan yetersizliği, kent içine ve dışına doğru göçün yarattığı olumsuzluklar, kent yaşamımızın geleneksel bir parçası olan çamur, kentsel gürültü, toplumsal etkinlik eksikliği, nitelikli konaklama yeri eksikliği... Bu sorunların biraz dikkatlice gözden geçirilmesi, her sorunun sınırlı sayıda bazı temel taşlarından oluştuğunu gösterir. Pek çok sorunda gözlenen temel taşların aynı olduğu da bir başka gözlemdir. Her sorun içinde söz konusu temel taşlarının sayı, diziliş ve oransal ağırlığı değişmektedir. Bir görünür sorunu oluşturan temel taşların her birine kaynak sorun adı verilir. Bir kentin çevre kirliliği, yoğun trafik, kültürel aktivite eksikliği gibi görünür sorunlarını çözmenin yolu, bunları oluşturan kaynak sorunları çözmekten geçmektedir.

Bir kentin çok sayıda kaynak sorununun çözülmesi, büyük miktarda kaynak, araç ve etkinliğin örgütlenmesi ve hareketlendirilmesi anlamına gelir. Ve böylece bir kez daha iktisadın temel problemine dönmüş oluruz: Sınırsız ihtiyaçlar, kısıtlı kaynaklar... Eskişehir ticareti gibi kent ölçeğinde bir görünür sorunu çözmek için bir stratejiye olan ihtiyacımızın ana dayanağı da budur.

Eskişehir ticaretinin dikkatli bir incelemesi, sektördeki temel sorunun iç ve yerel dinamiklerin eksikliği olduğunu göstermektedir. Merkezi yönetim, Eskişehir ekonomik yaşamını canlandırıcı, geliştirici yatırımlara ve diğer etkinliklere hevesli görünmemektedir. Diğer yandan kent bürokrasisi, az sayıda özel örnekler dışında kendi sıradanlığı içine sıkışmıştır. Kamu politika ve denetim tercihleri nedeniyle girişimciler (ve buna bağlı olarak sermaye) hızla kent dışına akarken bürokrasi, olağan kayıt-kuyut işleriyle adeta gün saymakta, bu erozyona seyirci kalmaktadır. Özetle; varolan koşullarda, eksik olan iç dinamiğin devlet eliyle kent dışından ithali pek olası gözükmemektedir.

Ticari canlılığı üretmek üzere kente yerli veya yabancı girişimci ve yatırımcı ithali doğru karar mıdır? Bu sorunun cevabı, kaynak akışının yönü ile çok yakından ilgilidir. Bir ticari işletme, doğal olarak bir istihdam kaynağı yaratır. Bu nedenle Eskişehir'e dışarıdan gelen her işletme, istihdama olumlu katkılar yapacaktır. Fakat asıl olan, bu işletmenin ürettiği artı değer ve bu üretimi değerlendirme biçimidir. Artı değeri Eskişehir'e yatırmayı tercih etmeyen her işletme, kentten dışarı sermaye akıtıyor demektir. Yakın zamanlarda kent merkezinde örneklerini gördüğümüz ulusal ölçekli perakendeci büyük bakkalların (hipermarketlerin) yaptığı da budur: Yerel kaynağı Eskişehir dışına aktarmak...

Eskişehir ticaretinin zayıf halkası, içe kapalılık ve kendiyle yetinme vizyonudur. Bu modelde ticaretin pazarı, Eskişehir ili ile sınırlıdır. Ulusal veya uluslararası pazarlardan sağlanan mal ve hizmetler il içinde pazarlanmakta ve tüketilmektedir. Giren mal ve hizmet ile yerel hammadde ve yerel işçiliğin katma değer üreterek il dışına pazarlanması (gıda ve toprak sektörlerini saymazsak) yaygın değildir. Söz konusu kendiyle yetinme bakışını katma değer üretme, dışa dönüklük ve dış pazara açılma vizyonu ile değiştirmek gerekmektedir. Burada dışa dönme kavramı ile ifade edilmek istenen, ulusal ve uluslararası sermaye veya yatırım ithali değildir. Amaç, Eskişehir dışına katma değerli mal ve hizmet pazarlayarak kente kaynak akışı ve sürekliliği sağlamak; bu yolla sağlanan öz sermayeyi kentte yeni yatırımlara dönüştürmektir. Özetle; Eskişehir'de ticaret yapan kişi ve kuruluşlar, hedef müşteri olarak birbirlerini değil, ulusal ve uluslararası pazarları gören bir vizyona terfi etmek zorundadırlar.

Artık iş fikrinden, özel olarak ticari iş fikrinden söz etme zamanı geldi. Doğru iş fikri, (beklentilere uygun bir zaman diliminde) nakit akışı tablosunda oldukça hızlı biçimde nakit fazlası yaratan fikirdir. Kent açısından bakarsak; doğru iş fikri ise söz konusu nakit fazlasını pazarlanan mal ve hizmet karşılığı olarak (TL veya döviz biçiminde) ulusal veya uluslararası pazarlardan sağlayan fikirdir. Örneklemek gerekirse; çevre yolu üzerine yerel sermaye ile kurulmuş bir büyük alışveriş merkezi ulusal pazara hitap ederek kentin kaynak sağlamasına katkı yapar. Kent dışından Frigya Vadisi'ne ziyaretçi getiren yerel turizm acentaları, ulusal ve uluslararası pazara hitap ederek kente kaynak akışı sağlarlar. Yine Eskişehir'de üretilen mal ve hizmetleri kent dışına pazarlayan yerel satış ve pazarlama organizasyonları Eskişehir için katma değer yaratırlar. Özetle; Eskişehir için doğru iş fikri, kaynakları kente aktaran ve katma değeri kent içinde değerlendiren fikirdir.

Girişimcilerin bireysel tercihleri, kendileri veya kuruluşları açısından nakit fazlası yaratan doğru iş fikirleri olabilir; ama fikrin Eskişehir için doğru iş fikri olabilmesi için a. kente kaynak girişi sağlaması, b. katma değer üretmesi, c. elde edilen fazlayı kentte değerlendirmesi gereklidir. Serbest pazar koşullarında girişimcilerin bağımsız olarak ürettikleri iş fikirlerinin, bir bütün olarak kentin gelişim vizyonu ile uyumlu olmasını bekleyemeyiz. Ama kente uygun bir iş fikri kavramını ve ardından uygulamaya yönelik iş fikirlerini geliştirebilir; kentli yurttaşları bu konuda özendirebilir, teşvik edebiliriz. Bu konularda Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Sanayi Odası ve belediyeler gibi yerel örgütlere önemli yönlendirme ve özendirme görevleri düşmektedir.

Yukarıda sözü edildiği biçimde kente uygun iş fikri nasıl üretilir ? İş fikirleri, yerel potansiyelde saklıdır. Bu nedenle kentin yerel toplumsal, kültürel, ekonomik kaynaklarına ayrıntılı olarak bakmak gerekir. Bu yerel kaynaklardan bazılarını kısa dönemde değerlendirmek mümkün iken bazı iş fikirleri uzun dönemli çalışmayı zorunlu kılar.

Bir iş fikri ararken Eskişehir'in karşılayabileceği ulusal ve uluslararası ihtiyaçlardan başlamak gerekir. Bu ihtiyaçlardan yüksek tüketime yönelik olanlar, ideal iş fikri prototipleri sayılabilir. Basitçe sayarsak Eskişehir; Frigya Vadisi ve Odunpazarı Evleri ile kültürel ihtiyaçları, üniversiteleri ile eğitsel ihtiyaçları, termal kaynakları ile sağlık ve dinlenme ihtiyaçlarını, sanayi bölgeleri ile sınai ihtiyaçları karşılayabilecek yerel potansiyele sahiptir. Yerel potansiyeli oluşturan tüm unsurların bulunup çıkarılması yerel potansiyel araştırmasını ve bu potansiyelin değerlendirilmesi bir Eskişehir Gelişim Planı'nı zorunlu kılmaktadır. (Bu arada yerel potansiyel araştırmasının da başlı başına bir iş fikri olduğunu hatırlatmaya gerek yok, sanırım.)

Her şeyi devlete havale etme kolaycılığımızı bilirsiniz. Gerçi devlet de kendisine havale ettiklerimizi yapmakta pek hevesli ve başarılı değildir. Bu kez öyle yapmayalım; kente uygun iş fikirlerini üretmek üzere yerel örgüt ve bireyler olarak kolaylıkla yapabileceğimiz özendirme işlerini hatırlayalım: Yerel potansiyel belirleme araştırmacılarının yetiştirilmesi, yerel potansiyel belirleme kılavuzlarının (doküman ve kitapçıklarının) hazırlanması, başka kamu görevlileri olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluş mensupları ile yurttaşlara yerel potansiyel belirleme eğitimi verilmesi, kente uygun iş fikri sergilerinin açılması, girişimcilik eğitimi verilmesi bunlardan bazılarıdır.

Eskişehir ticareti için stratejinin savını yineleyerek bitirelim: Eskişehir dışındaki pazarlara açılmak, oralardaki ihtiyaçları kent içinde sağlayarak mal ve hizmet ihraç etmek, kente kaynak aktarmak, aktarılan kaynak fazlasını kentte yatırıma dönüştürmek. Bu kadar basit ve bu kadar zor !..

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image