G ü r c a n   B a n g e r

Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan görüldüğünde
ciddi ve ağırbaşlı; yanına yaklaşıldığında nazik ve sana yakın;
konuşulduğunda ise kararlıdır.

Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof

Eskişehir’de Ekonomi

Bir ilin kendi potansiyelini ve var olan durumunu bilmeden ileriye bakması mümkün değildir. Bu durum tespitini doğru olarak yapmadan “yapalım, edelim” veya “yapsınlar, etsinler” demekle yol alınamayacağı ortadadır. Bölgesel kalkınma, her şeyden önce bir bilgilenme ve buna bağlı oluşturulmuş strateji konusudur. Strateji, önce kendindeki ve çevredeki olumlu ve olumsuz yanları bilmekle başlar.

İstihdam

Türkiye’de gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) gibi ekonomik göstergeler açısından bakıldığında; gelişmişlik sıralaması İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Eskişehir biçiminde oluşmaktadır. Eskişehir, ikinci grup illerin ilk sırasında yer almaktadır. Bu sıralamayı akılda tutarak istihdama ilişkin sayısal değerlere göz atalım.

Eskişehir halkının işgücüne katılım oranı yüzde 31 dolayındadır . Bu oran, gelişmişlik sırasında Eskişehir’in önünde yer alan illere göre düşüktür. Sıralamada daha sonra gelen illerden Trabzon ve Denizli’de de oran çok daha yüksektir. Örneğin Denizli’de işgücüne katılım oranı yaklaşık yüzde 40’tır. Oransal olarak bakıldığında işgücüne katılımın ekonomik etkinlik konusunda bir gösterge olduğu anlaşılmaktadır.

Benzer biçimde çalışan nüfusun il nüfusu içindeki payı, Eskişehir’de yüzde 29 dolayındadır ve bu oran da gelişmişlik sıralamasında önde olan illere göre daha düşüktür. Yine Denizli örneğine bakarsak; bu ilde çalışan payı yüzde 39 dolayındadır.

Eskişehir’de istihdamla ilgili en ilginç değerler dizisi, istihdamın yapısında ortaya çıkmaktadır. Gelişmiş iller arasında ücretli olarak çalışanlar oranı (bir memur-bürokrat kenti olan Ankara dışında) en yüksek olan il Eskişehir’dir. Aynı biçimde istihdamda şirket sahibi işveren olarak yer alan kesimin yüzde 4,5 ile en düşük olması anlamlıdır. Bu açıdan bakıldığında Eskişehir işgücü, öncelikle ücretli (yüzde 77), sonra esnaf (yüzde 14) ve son olarak işverendir (yüzde 4,5). Karşılaştırma olması açısından; Denizli’de işveren oranı yüzde 18’dir.

İşsizlik açısından bakıldığında gelişmiş iller sıralamasında (işsizlik oranının yüksekliği ile) Eskişehir’in önündeki tek il Kocaeli’dir. Eskişehir’de işsizlik oranı yüzde 11 iken Denizli’de bu oran yüzde 6 dolayındadır.

Finans

Gelişmiş 11 il arasında en düşük banka şubesi sayısına sahip il merkezi Eskişehir’dir. Kişi başına banka mevduatı dikkate alındığında Eskişehir, 7’nci sırayı almaktadır. Eskişehir’de bankalar az sayıda şube, fakat daha yüksek mevduat oranı ile çalışmaktadırlar.

Türkiye’deki toplam mevduatın yüzde 45’i İstanbul’da toplanmış bulunmaktadır. Eskişehir’in toplam mevduattaki payı ise henüz yüzde 1’e ulaşamamıştır.

Bankalar ve krediler

Türkiye genelinde bankalarda bulunan mevduatın yüzde 45’i Türk Lirası ve yüzde 55’i yabancı para iken, Eskişehir’de bu oran yüzde 55 TL ve yüzde 45 döviz biçimindedir. Bence bu ilişki, kabaca Eskişehir’de bir döviz girişi eksikliğini ifade etmektedir.

Bir ili ekonomik olarak incelerken banka kredilerinin durumuna yakından bakmakta yarar vardır. Eskişehir’in ekonomik değerlendirilmesinde kullanılabilecek sayısal değerlerin en fazla ipucu verenleri arasında banka kredilerinin olduğunu söyleyebiliriz.

Eskişehir, kişi başına düşen banka kredisi açısından en gelişmiş 11 il arasında 7. sıradadır. Kendisine en yakın il olan Bursa’nın yaklaşık yüzde 75’i kadardır. Denizli’de kullanılan kişi başına kredi miktarı, Eskişehir’in iki mislinden daha fazladır.

Toplam banka kredileri içinde İstanbul’un payı yüzde 43’tür. Bu pay açısından Eskişehir, gelişmişlik sıralamasında yalnız Trabzon’u geçebilmektedir. Son yıllarda Türkiye’de kredi-mevduat oranı yüzde 30-40 arasında değişirken aynı dönemde Eskişehir’de bu oran yüzde 12-14 aralığında kalmıştır. Özetle; Eskişehir, kredi kullanmakta ürkektir. Bu eğilimin başta iş dünyası olmak üzere Eskişehirlinin kredi kullanmama eğiliminin yerel firma ve hemşehrilerden mi, yoksa bankaların tutum ve davranışlarından mı kaynaklandığının araştırılması gerektiğini düşünüyorum.

Eskişehir’de banka şubesi başına yaklaşık olarak 13 milyon dolar mevduat düşmesine rağmen kullanılan kredinin şube başına ancak 1,6 milyon dolar olması şaşırtıcıdır. Şube başına kredide Türkiye ortalaması, Eskişehir’in yaklaşık 3,5 mislidir.

Kredilerle ilgili buraya kadar anlattıklarımı özetlersem; Eskişehirli parasını bankaya yatırmakta heveslidir. Ama buna karşılık çok düşük oranda kredi kullanmaktadır. Bu özellik, düşük girişim ve yatırım eğiliminin bir göstergesidir. Eskişehir’de banka - mudi ilişkilerinde (ister bireysel ister ticari) yalnız bankalar kazanmakta; düşük yatırım ile yüksek getiri elde etmektedirler. Bu ekonomik tarz ile bankalar, Eskişehir’den sadece “götürmektedirler”. Bunun sorumluluğunu taşıyanlar banka şubeleri olduğu kadar, eminim, düşük girişim eğiliminde olan Eskişehir sanayicisi ve tüccarıdır.

Vergiler

Eskişehir’in ödediği gelir ve kurumlar vergilerinde de ilginç bir görünüm vardır. Eskişehir, gelişmişlik sıralamasının başında yer alan iller arasında ödediği vergi miktarı ile 6. sıradadır. Eskişehir’deki büyük kuruluşların bir çoğunun vergilerini İstanbul ve Ankara’da ödüyor olmasına karşın Eskişehir, vergi dairelerinin önemli müşterileri arasındadır. Ekonomik canlılık gösteren Denizli, Kayseri, Gaziantep, Konya ve Trabzon gibi iller vergi ödemelerinde Eskişehir’in (ilginç biçimde) çok gerisindedirler.

Çok iddialı olmamakla birlikte; acaba yüksek vergi tahsilatı oranı ile Eskişehir, başka illere ait olan vergileri de ödemekte midir diye merak etmekteyim.

Yatırımlar

Kişi başına düşen kamu yatırımı miktarına bakıldığında Eskişehir, gelişmiş iller arasında 5. sırada yer almaktadır. Sıralamadaki yeri İzmir’e çok yakındır. Eskişehir’in önünde yer alan iller sırasıyla Bursa, Kocaeli, Ankara ve İzmir’dir. Bu özellik Eskişehir’in kamu destekli bir il olmaya devam ettiğini göstermektedir.

İthalat-ihracat

Eskişehir’in dış ticaret dengesi, ilin kimliğini belirlemede önemli bir gösterge niteliğindedir. Eskişehir, gelişmiş iller sıralamasında kişi başına ithalat tutarı ile 6’ncı sırayı almaktadır. Kişi başına ihracat sıralamasında ise ancak 8’inci sıradadır. Kişi başına göstergeler açısından yaklaşık olarak söylersek Eskişehir, yurt dışından elde ettiği her 1 dolar için ülke dışına 2 dolar ödemektedir. Eskişehir’in dış ticaret dengesi ihracat aleyhine sürekli açık vermektedir. Denizli’de kişi başına ihracat, ithalatın üç mislidir. Bu oran Kayseri’de 1,2 misli, Gaziantep’te 1,7 mislidir. Yine Konya ve Trabzon’da da ihracat fazla vermektedir. Son yıllarda ekonomik yönden gelişme gösteren illere bakılırsa; bu illerin tamamında ihracat fazlası vardır. Eskişehir, ihracatını geliştirmenin mekanizmalarını bulmak ve üretmek zorundadır.

(Son dönemde cari işlemler açığını büyüten unsurlar arasında ithalatın yüksek artış oranı yer almaktadır. Yurt içinde üretilebilen hammadde ve ara ürünlerin ithalat yoluyla yurt dışından sağlanması, Eskişehir ekonomisini de ilgilendirmekte ve olumsuz yönde etkilemektedir.)

Tüketim ve tasarruf eğilimleri

Eskişehir halkının bir diğer ilginç niteliği, kendini tasarruf ve tüketim eğilimlerinde göstermektedir. Eskişehir, gelişmiş iller arasında tasarruf eğilimi en yüksek olan illerden birisidir. Diğer illerle karşılaştırıldığında Eskişehir’in kıyas edilemez bir üstünlüğü vardır. Bu da, zaman zaman sözünü ettiğim “Eskişehir’de gerekli ve yeterli finans ve insan kaynağı vardır” tezini doğrular niteliktedir. Önemli olan, bu kaynakları harekete geçirecek olan girişimcilik atağını başlatmaktır.

Diğer gelişmiş illere oranla daha düşük olan tüketim harcamaları, yüzde 60 oranında (yaklaşık eş ağırlıklı olmak üzere) gıda ve konut giderlerinden oluşmaktadır. Eskişehir il merkezinde yaşayan halkın yaklaşık yüzde 60’ı ev sahibidir. Halkın yüzde 27’si kiracıdır. Diğer gelişmiş illerle karşılaştırınca kiracılık oranı en düşük illerden birisidir. Diğer yandan (ücretli nüfusun yüksek oranını ispatlarcasına) konut olarak lojman kullananlar arasında Eskişehir, en yüksek orana (yüzde 4) sahiptir. Eskişehir hane halkının yüzde 10’unun kira ödemeden aile-akraba evinde kaldığı da dikkate alınırsa, Eskişehir’deki konut sorununun sadece nicelik (sayı) sorunu değil, öncelikle konut niteliği (konut kalitesi) sorunu olduğu bir kez daha ortaya çıkar.

Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik

Sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından Eskişehir, 6’ncı sırada yer almaktadır. Eskişehir’in önünde gelişmişliğin ilk diliminde yer alan İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Bursa illeri bulunmaktadır. Bu sıralama son 10 yılda herhangi bir değişim göstermemiştir. Eskişehir, ikinci grup illerin başında bulunmaktadır.

Birinci gelişmişlik grubunda yer alan Eskişehir Merkez ilçesi, son 10 yılda 5’inci sıradan 7’nci sıraya gerilemiştir . Eskişehir’in diğer ilçeleri 3’üncü ve 4’üncü gelişmişlik dilimlerinde yer almaktadırlar. Son 10 yılda İnönü, Mihalgazi ve Seyitgazi sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi açısından 4’üncü gruptan 3’üncü gruba yükselmiştir. Toplam 872 ilçe içinde Alpu (503’üncü sırada), Günyüzü (591’inci), Han (619’uncu), Mihalıççık (534’üncü) ilçeleri 4’üncü grupta yer alırken Beylikova (375’inci), Çifteler (231’inci), İnönü (196’ncı), Mahmudiye (280’inci), Mihalgazi (265’inci), Sarıcakaya (357’nci), Seyitgazi (402’nci), Sivrihisar (411’inci) ilçeleri 3’üncü gelişmişlik grubunda yer almaktadır. Eskişehir Merkez ilçesinin yüksek niteliğinin ilin ilçelerine yansımamış olduğu ortadadır. İlçelerin geliştirilmesi yönünde çaba gösterilmesi gereği kendini açıkça göstermektedir.

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image