G ü r c a n B a n g e r
Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan
görüldüğünde Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Bölgesel GelişmeZaman zaman yerel basında bazı yakınmalar okuyoruz. Bunlar, genellikle komşu illerden birinde yapılan bir ekonomik / sosyal etkinliği işaret ederek, Eskişehir olarak anılan ile oranla geri kaldığımızdan yakınan haber ve köşe yazıları oluyor. Bu yapay rekabet ortamının ciddi bir vizyon eksikliğinden kaynaklandığını ve kamuoyunu yanlış bilgilendirilerek ilimize zarar verdiğini düşünüyorum.Bölge Öncelikle Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya illeri ile doğal ve tarihî olarak (bunlara ilçeleriyle Bilecik’i de ekonomik yönden ekleyerek) bir bölge oluşturduğumuzu fark etmeliyiz. Bu dört il; İç Anadolu, Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinin buluştuğu noktada bir bölgesel alan oluşturmaktadır. Bu dört ilin geçmişten geleceğe uzayan kaderlerinde ortak ve birleştirici olan pek çok yan vardır. Bu dört il, bölgesel olarak rakip değil, aksine müttefik ve ortak olmalıdırlar. Ölçek Bence “il ölçeği”, ekonomik kalkınma açısından yeterince doğru bir büyüklük değildir. Doğru olan, andığım dört ilin (en azından planlama açısından) bir bölge olarak kabul edilmesi ve bu illerin geleceğinin buna göre planlanmasıdır. (Fiilî bir bölge anlayışı, yasayla ve mevzuatla belirlenmiş bir bölge anlayışından çok daha yararlıdır.) Yasal olarak bölgesel planlamanın önünde bazı engeller olması (ya da bölgesel kalkınma ajansına dahil illerin farklı belirlenmesi) asla bir kısıt değildir. Çünkü bölgenin kalkınmasını sağlayacak etkinlikler, öncelikle girişimciler ve sivil toplum faaliyetleri tarafından sağlanacaktır. Önemli olan, bölgedeki illerin bölgenin çıkarları ve geleceği açısından nasıl bir lobi oluşturacağıdır. Neler yapılmalı? Yapılacak işler, bölgede devlete, özel sektöre ve sivil topluma ilişkin oluşumları eşgüdümlü olarak hareket geçirmekle başlamalıdır. Örneğin; dört ildeki (ve ilçelerindeki) yasayla kurulmuş olan ticaret, sanayi ve işadamı örgütleri bir bölgesel eylem planı oluşturmak üzere bir araya gelmelidirler. Bu bir araya geliş, devamında bazı ortak örgütlenmelere vesile olabilir. Örneğin; bölgenin geleceği ve gelişme perspektifini belirleyecek bir “bölgesel gelişme ve kalkınma platformunun” kurulması çıkış noktası olabilir. Yine bu platform çalışmaları sayesinde her ilin tek tek ve bölgenin ortak “potansiyel envanteri” çıkarılıp bunlara ilişkin projeler konusunda ön hazırlıklar yapılabilir. Platform çalışmaları, her ilin “Amerika’yı yeniden keşfetmesi” yerine, deneyimlerin bölgedeki il ve ilçeler arasında paylaşılmasını sağlayacaktır. Bölgedeki illerin milletvekilleri, öncelikle birer rakip değil, ortak ve müttefik olduklarını algılamalı ve bu amaçla bir araya gelerek, bölgenin ortak geleceğini Ankara’da nasıl savunacaklarına ilişkin düşünceler ve eylem planları geliştirmelidirler. Yine merkezî hükümetin temsilcileri olan valiler platform tarafından üretilen projelerin uygulanması yönünde, devletin kaynaklarını nasıl hareketlendirecekleri konusunda yerel faaliyet planları üzerinde düşünmelidirler. Önce Bölgesel gelişme konusu, doğal olarak bir makalenin sınırlarının çok ötesindedir. Ama önce Eskişehir, Afyonkarahisar, Kütahya ve Bilecik olarak rakipler değil, ortaklar olduğumuzu anlamalı ve kamuoyunu yanlış yönlendirme yaklaşımından vazgeçmeliyiz. Her kim ki, bölgemizdeki resmi ve sivil güçlerin bir araya gelebilmesi için uygun ortamların ve çalışmaların yapılması yönünde adım atar; o kişi, kendi geleceğini kurmak için çaba sarf ediyor demektir. Bu dört il için gelecek o ünlü romanda söylendiği gibi özetlenebilir: “Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için!” |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|