G ü r c a n   B a n g e r

Balın varsa, sineğin bol olur.

Miguel de Cervantes (1547-1616) : İspanyol romancı, şair ve oyun yazarı

Bir Gezinin Hatırlattıkları

Bir günlük gezi vesilesi ile kuzeye, Yarımca ve Tandır köylerine doğru gittim. Daha sonra Ali Eldem'in şoförlüğünde cip ile o bölgede dağlarda dolaştık, zaman zaman da yürüdük. Doğanın güzelliği ve beklenmedik zamanlarda karşımıza çıkan tarihi ipuçları ile hem şaşırdım, hem de ne denli önemli bir yörede yaşadığımızı bir kez daha kavradım. İki dağ arasında incecik akan bir su kıyısında yabani fındık ağaçları ile karşılaşıvermek gerçekten şaşırtıcı oluyor. Yöre, serbest doğa yürüyüşü (trekking) için değerlendirilmeye son derece uygun. Yörenin ormanlık olan bölümü piknikçiler tarafından belli ölçüde biliniyor ama yeme içme dışında alternatif sporlarla değerlendirmek için bundan çok daha fazlası var.

Bir kazı

Bu hafta sonu ise bir arkeolojik kazıyı yerinde inceleme fırsatım oldu. Prof. Turan Efe ve heyeti tarafından yürütülen (ilimiz sınırları içinde olan) Küllüoba Höyüğü kazısını yerinde inceledim. Prof. Efe ve değerli eşi Deniz Hanım üç kişilik gezi grubumuza çok değerli bilgiler aktardı. Binlerce yıl öncesine, tarih öncesi çağlara ait yaşamın çevremizde bir yerlerde olduğunu öğrenmek farklı bir duygu idi. Bir öğleden sonrayı kapsayan gezi ve devamında yaptığımız sohbetlerde kazıya ek olarak arkeoloji, kültür ve turizm konularında önemli konulara değinme fırsatımız oldu.

Prof. Efe, Eskişehir yöresindeki eski tarihsel yerleşimler konusunda çok birikimli bir bilim adamı. Adeta bölgeyi dağ taş demeden avucunun içi gibi biliyor. Onun birikimi sayesinde sahip çıkmamız, korumamız ve değerlendirmemiz gereken ne kadar çok kültürel ve doğal değerlerimiz olduğunu bir kez daha fark ettim.

Eskişehir dışında yaşayan bir arkadaşıma yörenin sahip olduğu değerlerden söz ettiğimde “Yahu bu Eskişehir’de ne çok şey varmış. Her şey Eskişehir’de mi!”, demişti şakayla karışık. Her geçen gün daha iyi anlıyorum ki, bu bölge gerçekten ülkemizin çok önemli ve değerli yörelerinden birisi. Öğrenmemizi, farkında olmamızı ve değerlendirmemizi bekliyor bu değerler. Tabii onları talan eden definecilerden hassasiyetle korumamızı da...

Turizm rehberliği

Definecilerin tarihi, kültürel sit ve anıtlarımızı nasıl tahrip ettiklerini daha iyi anlamak için yerinde görmek lazım. Bazı yer ve anıtlara değişik zamanlarda birkaç kez gitme fırsatım oluyor. Her gittiğimde anıtların biraz daha tahrip olduğunu gözlemliyorum. Özellikle Afyon bölgesindeki anıtlarda tahribatın daha yüksek düzeylere ulaştığını fark ettim. Tahribatın nedenleri arasında definecilik dışında başka yanlış kültürel saplantılar da var gibi. Özellikle Frig vadilerinde yaşayan insanların (anıtların yok olmasında bir başka faktör olan) taş ocağı işletmeciliği dışında başka gelir kaynaklarına sahip olmalarının sağlanması gerekiyor.

Bu yöreleri koruyup kurtarmanın yollarından birisinin buraların daha iyi tanınması olduğunu düşünüyorum. Bugün Eskişehir bölgesindeki tarihi ve kültürel sit ve anıtları uzmanlar dışında bilen çok fazla insan yok. Gezilerimde tarihi yerleşim alanlarında çok fazla turist görmemem de bunu kanıtlıyor zaten.

Bu yörelerin tanınması ve turistik gezilebilirliğinin sağlanması için bölgesel turist rehberliği sertifika eğitiminin başlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda üniversitelerimizde yeterli bilgi birikimi ve insan kaynağı vardır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Turizm Rehberliği Yönetmeliği’ne uygun olarak açılacak kursların bölgemiz insanına yeni iş olanakları sağlayacağı da ortadadır.

Eskişehir’in uluslar arası tur operatörlerinin listelerine katılabilmesi için bölgesel turizm rehberlerimizin olması kaçınılmazdır. Rehberlerimizin varlığı yerel turizm acentelerimize de bu anlamda canlılık getirecektir.

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image