G ü r c a n B a n g e r
Cinsiyetler savaşını kimse kazanmayacak. Henry Kissinger (1923- ....) : ABD'li devlet adamı |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Sivil Proje ve Halkın KatılımıBir proje, zaman olarak sıralanmış bazı etkinlikleri içerir. Bir başlangıcı ve bir sonu vardır. Finans, zaman ve insan gibi bazı kaynakları gerektirir. Kabaca bu özellikleri sağlayan her şeye bir “proje” olarak bakabiliriz.Sivil proje Eğer bir projenin tasarlanması, yönetilmesi, yürütülmesi devlet ve kamu kuruluşları dışında doğrudan yurttaşlar tarafından gerçekleştiriliyorsa buna bir “sivil proje” diyebiliriz. Bir bakanlık veya ilgili birimi tarafından gerçekleştirilen bir proje sivil olarak nitelenemez. Yine yerel yönetimler (örneğin belediyeler) tarafından tasarlanan, yönetilen ve yürütülen projeler de sivil kabul edilemez. Bir başka deyişle bir projenin hedefinde yurttaşların olması ya da o projenin nesnelerinin insanlar olması söz konusu projeyi sivil yapmaz. Bir projenin sivil niteliği, ancak (kamu desteği anlaşılabilmekle birlikte) o projenin fiili yürütümünün gönüllü ve sivil yurttaşlar tarafından yapılıyor olması ile gerçeklik kazanır. Uygulamaları görülmüş veya tartışılmış (ana hatlarıyla) bazı sivil proje konuları sıralayabilirim örnek olması açısından: Yoksullukla mücadele, kadın bilincinin artırılması, emeklilerin sosyal yaşama katılımlarının ve katkılarının sağlanması, el sanatlarının geliştirilmesi, atık ve çöp problemlerinin çözümü, yerel turizm potansiyelinin değerlendirilmesi, doğal yaşamın korunması, kültür varlıklarının tanıtılması ve korunması, meslek edindirme çalışmaları, yerel sporun geliştirilmesi, bazı hastalıkların tanınması ve bunlarla mücadele... Bu örnekleri kolaylıkla çoğaltabiliriz. Halkın katılımı İster devlet (veya belediyeler) tarafından halka yönelik olarak geliştirilen bir proje olsun, isterse doğrudan yurttaşlar tarafından yürütülen bir sivil proje olsun; projenin sosyal başarısının yolu katılımdan geçmektedir. Halkın doğrudan katılımından... Zaten proje ile elde edilmek istenen başarıda süreklilik sağlanmasının garantisi de halkın katılımıdır. Özellikle karar verme süreçlerinde yurttaşların etkili biçimde yer almaları projenin sürekli başarısının (başarının sürekliliğinin) ön koşulları arasında sayılır. Bir proje ne denli “parlak” olursa olsun, sivil halk tarafından benimsenmediği sürece beklenen sinerjiyi yaratamayacaktır. (Sözcüğe yabancı olanlar için: Sinerji, 1+1’in 2’den fazla ettiği durumları ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.) Sürdürülebilirlik Bir sivil (veya sosyal hedefleri olan) projenin “sürdürülebilir” olabilmesi için, yurttaşlar tarafından tanımlanmış sorunlar ve isteklerle uygunluk halinde olmalıdır. Ayrıca yurttaşlar tarafından inanç ve güvenle benimsenmiş bir yönetim ve karar mekanizması olmalıdır. Yurttaşları fiilen içinde barındıran (bir başka deyişle halkın doğrudan katılımını sağlamış) bir sivil projenin yüksek güven oranı, işte bu özellikten kaynaklanmaktadır. Öz olarak; yurttaşlar fiilen içinde yer aldıkları projelere daha çok inanır ve güvenirler. Danışma mı, katılım mı? Sivillik, halkın katılımı, doğrudan demokrasi gibi kavramlarla pek iyi tanıştığımız söylenemez. Aynı biçimde bu kavramların geleneğimizde de yer aldığını söyleyemeyiz. Eğer bir mahallenin sakinlerini bir meydanda toplar ve sorunlar hakkında sohbet ederseniz; bu olay, ne katılım sayılır ne de doğrudan demokrasi. Sadece insanlara bir muhabbet anında görüş ve duygularını sormuş olursunuz. Eğer aradığınız gerçek anlamda doğrudan demokrasi ve katılım ise anahtar kavramları yukarıda sıraladım. Bir sivil proje kurgulayın, katılımcı halkı bu proje süreçleri hakkında eğitin ve bırakın kalanını kendileri yapsınlar... Özetle; ihtiyacımız olan budur. Sivil proje kavramı Yukarıda “sivil proje” kavramını tanımlarken özellikle devlet dışında geliştirilmiş ama mutlaka devlet dışında yönetiliyor olmasını vurgulamıştım. Sivil toplumun katı tanımı açısından bakıldığında, böyle bir sivil proje çerçevesi, yasa ile kurulmuş odaları ve yerel yönetimleri dışarıda bırakıyor. Diğer yandan sivil toplumun ülkemizde hayli güçsüz olduğu dikkate alınırsa, sivil toplum kuruluşları (STK’lar) ve inisiyatif grupları yanında meslek odalarını ve (dikkati elden bırakmadan) belediyeleri de sivil proje üreticileri arasında düşünebiliriz. Tabii ki “halkın katılımı” faktörünü dışlamadıkları sürece... Proje adımları Bir proje sürecinde dikkat edilmesi gereken dört önemli noktadan söz edilir: İhtiyaçlar, hedefler, strateji ve değerlendirme. Bir sivil sosyal projenin sağlıklı sonuçlar vermesi için halkın ihtiyaçlarının doğru saptanması gerekir. Bu aşamada yapılacak yanlışlar ve eksik analiz, proje kaynaklarının boşa harcanmasına neden olur. Bir projenin olumsuzlukla sonuçlanmasının nedenleri genellikle ihtiyaçların nitelik ve nicelik olarak hatalı saptanmasından kaynaklanır. İhtiyaçların saptanması ve analizi aşamasında halkın katılımının sağlanması, projenin ilerleyen aşamaları için bir sağlıklılık belirtisidir. Hedef / amaç İhtiyaçların saptanması ile proje somut bir hâl almaya başlar. İhtiyaçlar analizine bağlı olarak bir sonraki aşamada sıra, hedeflerin (bazen söylendiği gibi amaçların) oluşturulmasına gelir. Projenin kapsamına (büyüklüğüne) göre isimlendirme değişebilir. Genelde hedef, proje sonunda varılacak sonucun daha yakın ve daha somut olması durumunda kullanılır. Daha genel bir anlatım için veya daha uzak ve daha az somut bir sonuç için amaç sözcüğü tercih edilir. Strateji Strateji, bir sivil projenin en önemli unsurlarından birisidir. Strateji bir hedefe ulaşmak üzere belirlenen bir hareket tarzıdır. Söz konusu hareket tarzı var olan araç, kaynak ve etkinlikleri düzenleyip yöneterek belirlenen amacı başarmayı hedefler. Başarılı bir strateji için öncelikle söz konusu sistemi iyi analiz etmek gerekir. Bu analiz, sistemin o an içinde bulunduğu olumlu veya olumsuz durumun tüm boyutlarıyla açık bir tasviridir. Analizin ardından sistemin bulunduğu olumsuz durumdan hangi yeni noktaya götürülmek istendiği belirlenir. Gidilmek istenen nokta, amacı (hedefi) oluşturur. Bu amaca ulaşmak için araçlar, kaynaklar ve örgütlenmiş etkinlikler gerekir. Sosyal projeler, hem özne hem de nesne olarak halkın katılımını sağlayarak stratejinin hedefe doğru hamlelerinde sinerji (ek güç ve motivasyon) oluştururlar. Strateji, çok eğlenceli bir proje yönetim modelidir. Sivil proje takımını oluşturan pek çok kişi, projenin kendisi ile stratejiyi karıştırırlar. Proje, stratejiden daha içerikli bir kavramdır. Strateji, projeyi oluşturan unsurlardan bir tanesidir sadece. Değerlendirme Değerlendirme aşaması, projeden aldığınız sonuçları ele alması açısından önemlidir. Bir sivil projeyi de (diğer teknik projeler gibi) bir objektif bakış açısından cesurca ele alıp eleştirebilecek tek süreçtir. Projeye başlarken değerlendirme aşamasında kullanılacak yöntemler ve teknikler de projenin gelişim sürecine bağlı olarak (değerlendirme aşamasından önce) belirlenmiş olmalıdır. Sorunu aşmak Pek çok STK, oda ve yerel yönetim biriminde nitelikli sivil proje uygulamaları göremememizin altında yatan gerçek “sosyal ve sivil projecilik” konusundaki zafiyet ve eksikliklerdir. Yukarıda andığım kuruluşlarımızın bu yönlü ciddi eğitim ve birikim eksiklikleri olduğunu kabul etmeli ve sorunu aşmak için adımlar atmalıyız. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|