G ü r c a n B a n g e r
O kadar zayıf bir vizyonum var ki; Drew Carey (1958- ....) : Amerikalı komedyen ve aktör |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Kentte Yurttaş OlmakGerçek anlamda kentli yurttaş olmak, Avrupa Birliği’ne girmek için “görkemli bir acilcilikle” yasaları değiştirmek yetmiyor. Yasalardan başka bir de “kafalar” var. Kafaları da değiştirmek gerekiyor. Ne yazık ki, ne orta düzeyli eğitim ne de yüksek öğrenim, kafaların demokratikleşme yönünde değişimi için yeterli olamıyor. Hele demokrasi bizzat günlük yaşamın bir parçası değilse... Buna (demokrasi eksikliğine) saygı, hoşgörü ve empati ihtiyacını da eklemek gerekli.Şaşırtıcı bir olay Geçtiğimiz hafta sonu bir belde belediyesinin danışmanının yol ve asfalt isteyen Tepebaşı halkına söylediği sözler yerel basında yer aldı. Haberde danışmanın halkı eşkiyalıkla itham ettiği ve belde belediye başkanı tarafından ikinci ihale kapsamına alınan işler için “ben olsam size ceza olsun diye yol ve asfaltı yapmazdım” dediğinden söz ediliyor. Neden “şaşırtıcı olay” dedim. Bu belde belediyesinin basına yaptığı sunuşta gündeme getirdiği sağlıklı kent konusundaki çalışmaların katılımlı olması konusunda ısrarlı görüşlerimi yazmıştım. İyi tanıştığımız ve karşılıklı sevgimiz, saygımız olan başkanın bu konuyu dikkate alacağı inancında idim. Ama bu olayla başkan adına konuşan bir danışmanın halkı karşısına alırcasına tam aksi şeyler söylemesi biraz garibime gitti doğrusu. Hele ki, bu danışmanın bir meslek odasının başkanı ve kentle çok yakından ilgili bir mesleğin üyesi olduğu hatırlanırsa... Kent nedir? Kent öncelikle yurttaşlar demektir. Halk olmadığında kent de olmaz. Kent halkı, kent halkının iyi yaşam hakları belediye bütçesinden çok daha değerlidir. Özellikle talep edilen hizmetler çok haklı ise... Kentli yurttaşların tüm gelişmiş ülkelerde kabul görmüş hakları vardır. Bu haklarını talep eden insanların “kışkırtılmış” olduğunu varsayamayız. Onları saygı ile dinlemek ise asla popülizm değildir. Eğer bir “kent makamında” isek, bu makamda bulunmamızın nedeninin bize (veya hizmet verdiğimiz insanlara) oy veren (veya vermeyen) kentli yurttaşlar olduğunu asla unutmamalıyız. Kentli hakları Eğer maarifin (milli eğitimin) yönetiminden sorumlu isek bu işi okullardan şikayet ederek (onları kapatarak) daha iyi yapamayız. Bir yerel yönetici olmanın koşulu, yerel halka hizmet etmektir. Çünkü öncelikle kent halkının insan haklarına saygılı bir çevrede yaşama hakları vardır. Bu haklar geliştirilmeye açık olmalıdır. Kent, bireylerin refahını ve kişiliğini geliştirecek yönde ilerlemelidir. Kent, bireye kendisini geliştirme fırsatları sunmalıdır. Kentte yaşayan insanlar ekonomik ve toplumsal olarak daha iyi bir yaşam için, daha iyi altyapı koşullarına sahip olmalıdırlar. Bu altyapıyı talep etmek kadar doğal bir şey olamaz. Eğer bu altyapının kaynak ve zaman sorunları nedeniyle bir programa bağlanması gerekiyorsa bu, halkın katılımı ve iknası yoluyla yapılmalıdır. Kentin bugün bulunduğu nokta ile ilgili olarak kimsenin şikâyet hakkı yoktur. Eğer kent olumsuz bir noktada ise bu sorumluluk, başta kentte var olan kurum ve kuruluşlarla, zamanında sesini yüksek perdeden çıkarması gereken “okumuş” bireylere aittir. “Dün iktidarda başkası vardı, ama bugün ben varım” diyerek “dünü dün, bugünü bugün saymak” işlerin yolunda gitmesini sağlamaz. Bitirirken; bu vesile ile yerel projelerde “halkın katılımı” ilkesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|