G ü r c a n B a n g e r
Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan
görüldüğünde Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Lületaşı Nereye?Üzerine çok konuşup az bildiğimiz şeyler vardır yaşamımızda. Her Eskişehirlinin görüp bildiği ama konuya yakın olan insanlar dışında durumu yeterince iyi bilinmeyen varlıklarımızdan birisi de lületaşıdır.Nedir lületaşı? Lületaşı bir tür kildir. Magnezyum ve silisyum esaslıdır. Yerinde derinliklerinde su ve ısı etkileriyle bu madenlerin değişmesi sonucu oluşur. Düzensiz kristalli bir yapısı vardır. Beyaz veya beyaza yakın bir renge sahiptir. Yeraltında nemli, ıslak olarak bulunur. Bu nedenle çıkarıldığında işlenmesi kolaydır. İşlendikten sonra oluşan ürün kurutulduğunda nemini kaybeder, hafifler ve sertleşerek dayanıklı hale gelir. Eskişehir’de lületaşı Lületaşının önemli rezervlerinden birisi Eskişehir’dedir. İlin batısında, kuzeydoğusunda ve güneydoğusunda çıkarılır. Rezerv dağınık haldedir. Yüzeye yakın derinliklerden başlayarak 300 metre kadar derinliklere kadar ulaşır. Lületaşının çıkarılması amacıyla (geleneksel olarak) önce yüzeye dik bir kuyu kazılarak daha sonra yatay tünellere dönülür. Lületaşının oluşumu, Eskişehir’in yer altı suyu sistemi ile ilintilidir. Eskişehir Ticaret Odası yayınları arasında basılan “Eskişehir’in Sıcak Su Zenginliği” isimli kitabımda da sözünü ettiğim gibi; Eskişehir’de yer altı ve yer üstü suları bir sistem bütünlüğü oluşturur. Eskişehir’deki pek çok doğal varlığın bu su sistemi ile çok yakından ilgisi vardır. M. Lucius isimli bir araştırmacının 1927 tarihli yayınlanmamış bir raporunda Eskişehir lületaşı oluşumunun termal sularla ilgili olduğundan söz ettiğini Alman araştırmacı W. E. Petrascheck’in 1963 tarihli bir makalesinde okudum. Lületaşı rezervi kavramı, diğer madenlerle karşılaştırıldığında biraz eksik bir ifade olabilir. Yeraltında lületaşı, yumrular halinde (oluşmasına destek veren katmanlar arasında) bulunur. Lületaşı, kömürde olduğu gibi katmanlar halinde süreklilik göstermez. Lületaşı rezervi, bazen yer altı sularından daha derin seviyelerde bulunabilir. Bu durumda yer altı suyunun boşaltılması gibi ciddi bir problemle karşılaşılır. Halen lületaşı madenciliğinin geleneksel ve (deyim yerindeyse) oldukça ilkel yollarla yapıldığı düşünülürse yer altı suyu konusunun ciddi bir problem olduğu kavranır. Lületaşının yer altından çıkarılması, temel olarak insan gücüne dayalı olarak (yukarıda sözünü ettiğim gibi geleneksel yol ve aletlerle) yapılır. Bu madenin çıkarılmasında ustalaşmış ve yöreyi iyi tanıyan insanlar, bu işin ana gücüdür. Henüz Eskişehir’deki lületaşı oluşumları konusunda ciddi bilimsel çalışmalar yapılmadığından rezervin gerçek büyüklüğü ve şu ana kadar yapılan çıkarım işlemlerinin rezervi (olumlu veya olumsuz) nasıl etkilediği bilinmemektedir. Yukarıda sözünü ettiğim Petrascheck isimli araştırmacı 1963 yılında yaptığı alan araştırması sonuçlarına göre Eskişehir lületaşı rezervini birkaç milyon kg olarak tahmin etmiştir. 1996 yılı tarihli bir resmi raporda ise rezervin 16 milyon kg dolayında olabileceğinin öngörüldüğünü okudum. Bilindiği gibi, Eskişehir çok eski çağlardan beri yerleşime konu olmuştur. Höyüklerde yapılan bilimsel kazı çalışmaları ile Eskişehir’in yerleşim tarihi doğrulanmaktadır. Bu höyüklerden ele geçen arkeolojik buluntular arasında (mühür gibi) lületaşından yapılmış ürünler de bulunmaktadır. Sepiyolit Lületaşı, sepiyolit olarak bilinen maden grubunda yer alır. Bu isimlendirme ilk kez 1847’de Glocker tarafından yapılmıştır. Sepiyolit, doğada iki farklı tipte bulunur. Bunlardan ilki lületaşıdır. Ülkemizde Eskişehir’de ve Konya’nın Yunak ilçesinde bulunduğu bilinmektedir. Diğer tip ise sedimanter sepiyolit olarak isimlendirilir. Sanayi sepiyoliti veya tabakalı sepiyolit adı da verilir. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesi ile Mihalıççık ilçesinin Yunusemre yöresinde yataklarının bulunduğu bilinmektedir. Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi Koyunağılı yöresinde volkanik ve termal su etkileriyle oluşmuş farklı türde sepiyolit yatakları vardır. Yine halen ekonomik bulunmamakla birlikte Bolu’nun Kıbrısçık ilçesi ile Çankırı’nın Orta ilçesinde farklı mineraller içeren sepiyolit oluşumları bulunduğu saptanmıştır. Dünya’daki lületaşı türünde önemli sepiyolit yatakları Somali, Tanzanya, Kenya ve Meksika’da bulunmaktadır. Kullanım alanları Lületaşının genel grubu olan sepiyolit özelliklerine bağlı olarak değişik amaçlarla kullanılır. Sepiyolit absorpsiyon (emme), katalitik (kimyasal hızlandırma) ve reolojik (kalınlaştırma) özelliklerine sahiptir. Emme özelliğine bağlı olarak çiflik ve ahırlarda koku giderici, tarım ve böcek ilacı taşıyıcısı, madeni ve bitkisel yağların arıtılması, atık su arıtma, karbonsuz kopya kağıdı ve sigara filtreleri, toksin ve bakteri emici mide ilaçları ile deterjan ve temizlik maddeleri üretiminde kullanılır. Kimyasal hızlandırma özelliğine bağlı olarak bazı kimyasalların üretimi veya dönüştürülmesi, otomobil ekzosu ve baca filtresi imalatı, bazı sıvı yakıt işlemlerinde kullanılır. Yine kalınlaştırma özelliğine bağlı olarak tarım ilaç ve gübreleri, kağıt ve benzeri ürünlerin imalatı, yüksek teknolojili tuğla ve seramik üretimi ve deterjan imalatı gibi işlerde yararlanılır. Görüldüğü gibi lületaşının içinde bulunduğu sepiyolit maden grubu pek çok sanayi alanında kullanılabilmektedir. Türkiye’de durum Daha önce belirttiğim gibi Türkiye’de en önemli sepiyolit oluşumları Eskişehir bölgesindedir. Yaklaşık 200 yıldan beri Eskişehir’in Margı, Sarısu, Sepetçi, Gökçeoğlu, Başören, Türkmentokat ve Nemli yörelerinde sepiyolit üretimi (lületaşı çıkarımı) yapılmaktadır. Konya Yunak’taki rezervler henüz işletilmemektedir. Genelde sepiyolitin özelde lületaşının oluşumu, doğada bulunan manyezit oluşumları ile yakından ilgilidir. Bu nedenle Eskişehir bölgesinde manyezit ve lületaşının birlikte bulunması şaşırtıcı değildir. Yine daha önce sözünü ettiğim gibi Eskişehir’de bulunan yer altı termal suların lületaşı oluşumları ile çok yakından ilgisi ve etkisi vardır. Bu özelliklerin sağlandığı alanlarda 0-300 metre arasında lületaşı yumruları halinde bulunmaktadır. Manyezit rezervleri yakınında yer altı termal sularının etkileriyle oluşmuş (farklı bir oluşum gösteren) lületaşı damarları bilinmektedir. Konya’nın Yunak ilçesinde bu tür oluşumlar vardır. Eskişehir dolaylarında da (bilinen yumru tipten ayrı olarak) damar tipi lületaşı yatakları belirlenmiş olmasına rağmen bu konuda yeterli çalışma yapılmadığından üretim kapasite belirlenmesi ve fiili üretim mümkün olamamıştır. Şu ana kadar yaptığımız belirlemeler, Eskişehir’in bir doğal bütün (Sakarya-Porsuk havzası) olarak tanınmasındaki önemi ortaya koyar niteliktedir. Manyezit oluşumları, yer üstü akarsuları, yer altı termal suları ve fay oluşumları gibi değişik yerel ve doğal özelliğin bir araya gelmesi ile sepiyolit (özel olarak lületaşı) gibi yeni başka özelliklerin ortaya çıkması ilginçtir. Madencilik sektörü Türkiye’de madencilik sektörü 3213 sayılı yasaya bağlı yönetilmektedir. 26.5.2004 tarihinde kabul edilen 5177 sayılı yasa ile Madencilik Yasası’nda bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklik ile geçmişte sorun oluşturan (örneğin sepiyolit işletme ruhsatında olduğu gibi) bazı yasal sıkıntıların aşılması öngörülmektedir. Yeni değişiklik yasasında bir endüstriyel ürün olan sepiyolit ile genelde süs ve süsleme amaçlı kullanılan lületaşının ayrı maden grupları olarak yer alması sağlanmıştır. Araştırma ihtiyacı Öncelikle; gerek genel anlamda sepiyolit, gerekse özel olarak lületaşı konusunda bilimsel ve teknolojik araştırmalara ihtiyaç vardır. Bu çalışmaların özel sektörü doğru biçimde yönlendireceğini düşünebiliriz. Bugüne kadar özellikle lületaşı madenciliği ve işlemeciliği genelde kendi akışında geleneksel yöntemlerle yapılmıştır. 200 yıldır yapılagelen lületaşı madenciliğinde tulumbalarla yapılan su boşaltmanın yerini küçük motorların alması ve 2-3 arasındaki çalışan sayısının 5-10 arasına yükselmesi dışında sektörde ciddi bir teknolojik gelişme olmamıştır. Bu durumun aşılması gerekmektedir. Bu bağlamda lületaşı üzerine yapılmış yerli ve yabancı araştırma ve çalışma envanterinin düzenlenmesi bile başlı başına etkili bir çalışma olacaktır. Üreticiler bilgi ağı Sepiyolit ve lületaşı üretiminde verimlilik artışının sağlanması gerekmektedir. Madenin işlenerek satılmasından daha yüksek getiri elde edilebileceği ortadadır. Ayrıca sektörde çalışan üretici firmaların bir bilgi ağı (network) üzerinde toplaşmaları “iyi kazandıran” satış fiyatları oluşturmaları açısından yararlı olacaktır. Bu konuda sanayi ve ticaret odalarının öncü ve yardımcı olmaları beklenir. Üretim – tüketim dengesi Madenler sonuç olarak ulusal ve stratejik zenginliklerdir. Sepiyolit ve lületaşının üretim ve tüketim dengelerinde madenin sonlu ve sınırlı rezervi olması nedeniyle maden çıkarımı hızı ve biçimi konularında dikkatli olunmalıdır. Madenin çıkarılmasında rezervlerin tekrar elde edilemez biçimde zarar görmemesi için özenli olunmalıdır. Yeni ürün karmaları Lületaşı da dahil olmak üzere sepiyolit grubunda yer alan madenlerin değerlendirilmesinde (işlenmesinde) yeni ürün karmalarına ihtiyaç vardır. Geleneksel ürünlerden vazgeçilerek daha yüksek verim ve maddi getiri elde edilebilecek ürünlere geçilmelidir. Bu amaçla yeni teknolojik yatırımlar yapılması için sektörün özendirilmesine, teşvik edilmesine (ve muhtemelen kredilendirilmesine) ihtiyaç vardır. Çevre koruma Daha önce ele aldığım gibi sepiyolit maden grubunun kullanıldığı alanlardan birisi çevre koruma sektörüdür. Özellikle doğal ortamlara ağır metalli bileşikli atık madde ileten sektörler için filtre imalatında sepiyolit kullanımını araştıran gerek bilimsel gerekse uygulamalı projelerin teşvik edilmeye ihtiyacı vardır. Bu konuda üniversitelerimiz ile araştırma kuruluşlarımıza görevler düşmektedir. Yeni yataklar Yukarıda sözünü ettiğim yeni iş ve çalışma alanlarına bağlı olarak yeni sepiyolit yataklarının değerlendirilmesi için yeni yatırımlara ve dolayısıyla yeni teşviklere gerek olabilir. Bu tür girişimler ilimizin işsizlik sorununun çözümünde dolaylı ve dolaysız etkiler yapacaktır. Bilimsellik ve teknoloji Kesin olan bir nokta var ki, lületaşının maden olan çıkarımında çağdaş bilimsel ve teknolojik yaklaşımlara gerek duyulmaktadır. Maden çıkarımındaki sorunları aşmanın stratejik çözümü budur. Lületaşı ihracatının son yıllarda beşte bire düşmesinin, lületaşından hediyelik eşya gibi son ürün üreticilerinin hammadde bulmakta sıkıntı çekmelerinin nedeni maden çıkarımında yaşanan sorunlardır. Döviz kazandıran bu sektörün sorunlarını aşmanın yolu, sektörün (özellikle maden çıkarımının) geleneksel ve ilkel yöntemlerden kurtarılarak; bilimsel, teknolojik ve finansal yönlerden desteklenmesidir. İlkel çıkarım tekniklerinin sürmesi ile hem hammadde alanlarının uzun vadeli zarar gördüğü de unutulmamalıdır. Diğer yandan (bir ihtimal olarak bile olsa) yer altı su sisteminin yapılan kazılar ve oluşturulan kuyulardan (bilinmeyen biçimlerde) olumsuz etkilenebileceği düşünülebilir. Lületaşı işlemeciliği Sektörde sanatkâr kimliği ile çalışan usta sayısı giderek azalmaktadır. Bu düşüşün nedeni, elde edilen getirinin yetersiz olduğu kanaatidir. Lületaşı ustalarının, yaptıkları işin esnaflık olarak kabul edilip sanat olarak algılanmamasından yana ciddi şikayetleri bulunmaktadır. Sanırım, bu konuda yeni mevzuat düzenlemelerine ihtiyaç vardır. Genel işsizlerin ve ev kadınlarının sektöre sanâtkar ve el işçisi olarak kazanılması, bu amaçla kurslar açılması fikri ilgi çekicidir. Bu amaçla atıl hale gelmiş lületaşı okulundan yararlanabiliriz. Öncelikle sektörün çok daha iyi ve yaygın tanıtılmasına ihtiyaç vardır. Bu amaçla konuyla ilgili insanların (yasayla oluşmuş meslek odaları da düşünülmek üzere bir “lületaşı bilgi, iletişim ve tanıtım ağı” üzerinde buluşmalarında yarar vardır. Tabii ki, bu ihtiyacı tespit etmek yeterli değildir; muhtemelen bu amaca yönelik bir örgütlenmeye gerek vardır. Sektör mensupları kendi aralarında rekabet etmek yerine bir uzlaşma oluşturarak, özellikle dış pazarlara daha etkin yönelmelidirler. Lületaşı işlemeciliğinde artık çok fazla kanıksanmış olan modellerden vazgeçilerek yeni ürün tür ve karmalarına gerek olduğu kanısındayım. Eskişehir bölgesi, lületaşından yeni ürünlere model olabilecek tarihsel ve kültürel zenginliğe sahiptir. Örneğin Frig uygarlığına ait küçük eserler ilk aklıma gelendir. Bu eserleri model olarak alınmak üzere müzelerimizde görebiliriz. Ayrıca lületaşı ürünlerini ihraç etmek istediğimize göre, hedef ülkelerin kendi sembolleri olan (ulusal, kültürel, dinsel ve benzeri) ürünleri de lületaşı kataloğuna ekleyebiliriz. Diğer çalışmalar Ürün satışı için uluslararası etkinliği olan örgütlenmeler kurulmalıdır. Tanıtımı da hedefleyebilecek gösteri, fuar ve satış organizasyonları yapabilecek bir sivil örgütlenmenin ciddi yararları olacağı kanısındayım. Ama bu yapı içinde profesyonel uzman desteğine de ihtiyaç vardır. Bu örgütlenme konusunda AB içinde destekler dahi bulunabilir. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|