G ü r c a n   B a n g e r

Karga, kekliği taklit edeyim demiş;
kendi yürüyüşünü unutmuş.

Türk atasözü

Tarihî Olanı Korumak

Gazetede haber veya köşe yazmak zor doğrusu. Bazı “ince” konular olur ki, insan kent hakkında bildikleri ile tanıdığı insanlar arasında kalır pek çok zaman. Etik değerlerimizin dikkate alınması, kentin geleceğinin öne çıkması önemlidir bu gibi durumlarda.

Koruma anlayışı, sadece tarihi anıt ve yapıların korunması ile sınırlı değildir. Kültürel varlıkların, doğal çevrenin, bir dönem kentin endüstrisine imza atmış olan tarihi sanayi yapılarının korunması önemlidir. Bazen bir yaşlı ağaç, bir kentin imzası olabiliyor.

Koruma anlayışında değişik yaklaşımlar var. Ne yazık ki, bunlar hakkında pek fazla bilgili değiliz toplum olarak. Açıkçası; kent rantı, kentin ve doğanın korunup geleceğe taşınmasının daima önüne geçiyor. Bunu yapanlar kimi zaman hukuku da unutuveriyorlar.

Kent rantından avantajlar elde etmek isteyenler, değişik yollar deniyorlar bunu gerçekleştirmek için. Kamunun, kentin hukukunu korumak durumunda olan görevlilerin zor durumda bırakıldığını da gözlüyoruz bu süreçte. Sanırım bu zorlukları aşmanın ilk yolu, koruma konusunda bilincin toplum içinde yaygınlaşması.

Geleneksel Odunpazarı Evleri’nin bir bölümünü geçmiş yıllarda kaybettik. Kent içinde geçmişi bugüne taşıyan yapılar zamanla kayboluyor. Geçtiğimiz günlerde benzeri bir son, İstasyon’daki bir binanın da başına geldi. Sanırım sırada Şeker Fabrikası ile Fabrikalar Bölgesi var.

Kentin merkezindeki yoğunlaşma, Eskişehir’i giderek daha sıkışık hale getiriyor. Bu gidişle yeşili ancak saksıda görebileceğiz. Yerel tarihimizi yazmak konusunda pek hevesli ve becerikli olmadığımız için geçmişimizi kitap sayfalarında görebileceğimizden de kuşkuluyum.

Tarihin korunması konusundaki duyarsızlığımıza ne demeli!.. Geleneksel değerlerimiz, tarihi ve kültürel varlıklarımız konusunda gerçekten duyarlı olan bireyleri bulmak zorlaşıyor sanki.

Afyonkarahisar ilinde kültürün korunması, turizmin gelişmesi konusunda yapılan çalışmalardan daha önceki çalışmalarımda söz etmiştim. Vatandaşlar olarak, Eskişehir’de de toplumun her kesiminden, bu tür çalışmaları ve duyarlılığı görmek istiyoruz.

Bu tür konularda toplum olarak seferberliğe ve kampanyalara ihtiyacımız var. Yönetici ve seçilmiş temsilcilerimizin bu konularda öncü olmalarını bekliyoruz. Eskişehir’in tanıtımı konusunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün, yerel yönetimlerin ve ETO gibi kimi meslek odalarının bazı çalışmaları var. Kentimizdeki üniversitelerimizin tanıtım konusunda, bugün olandan daha gayretli olmalarını bekleriz. Sivil toplum kuruluşlarının yapısal güçsüzlükleri nedeniyle tanıtıma yönelik çalışmalarda fazlaca yer aldıklarını göremiyoruz. Dünya’da konuşlandıkları kentin tanıtımında önemli yer alan özel sektör firmaları ise çok etkisizler. Son yıllarda esmeye başlayan sosyal sorumluluk rüzgarının Eskişehir’li firmaları da ilin tanıtımı açısından olumlu etkilemesini dilerim.

Tanıtmıyorsak bilinmiyor demektir. Eskişehir’in değerleri konusunda önce tanımaya ve ardından daha nitelikli tanıtmaya ihtiyacımız olduğu fikrine katılmaz mısınız!

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image