G ü r c a n B a n g e r
Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan
görüldüğünde Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Eskişehir’i 'Köy' Olmaktan KurtarmakHakkı Kutlu, mikroplu kullanım suyu konusunda gazetede yapılan bir haber üzerine Eskişehir’deki üniversitelerimizden birisine mensup bir öğretim üyesi ile yaptığı konuşmayı aktardı. Sayın Profesör, telefon görüşmesinde Eskişehir’i “köy” olmaktan kurtaran 1-2 kurum arasında kendi üniversitesinin bulunduğunu söylemiş. Yaklaşım düşündürücüydü. Aklıma son zamanlarda tartışılan Dünya’nın ilk 500 üniversitesi arasında bir tane bile Türk üniversitesinin bulunmayışı geldi. Ardından kentimizdeki üçüncü üniversite tartışmalarını hatırladım.Eskişehir’in bir öğrenci kenti olma yolunda ilerlediğine katılırım. Her üniversite öğrencisinin dolaylı ve dolaysız yaklaşık 200 YTL dolayında bir ekonomik getirisi oluyor kente. Her ne kadar beher öğrencinin kente ekonomik ve sosyal maliyetlerini bilmesek de, üniversitelerin varlığının kente bir ekonomik girdi sağladığı ortada. Tabii bir de bilimsellik ve teknolojik katkılar konusu var. Üniversitelerimizin kente, ekonomiye ve sanayiye olan katkılarına baktığımızda bazı bilimsellik kriterlerini dikkate almamız gerekir. Bu bağlamda Dünya’nın ilk 500 üniversitesi belirlenirken bazı ölçütler kullanılıyor. Birinci ölçüt, ilgili üniversitenin aldığı bilimsel alan madalyaları ve Nobel ödülleri olarak belirlenmiş. Eğitim kalitesini belirleyen bu durum, toplam puanın yüzde 10’unu oluşturuyor. Dolayısıyla biz, daha başlangıçta ilk yüzde 10’u kaybediyoruz. İkinci ölçüt ise üniversitede bulunan bilim insanları ve araştırmacıların aldığı bilimsel madalya ve Nobel ödüllerinden oluşuyor. Tahmin edebileceğiniz gibi üniversitelerimiz yüzde 20 değerindeki bu ölçütle ilgili olarak da sıfır çekiyor. Dolayısıyla ilk yüzde 30’u daha baştan kaybetmiş oluyoruz. Üçüncü ölçüt, yüzde 20 değerinde olan SCI olarak kısaltılan bilimsel atıf (referans) endeksi. Bu kriter, üniversite ortamında yazılmış bilimsel makale ve bildirilere başka bilim insanları tarafından yapılan atıfları (referansları) içeriyor. Bilim dünyasında SCI konusuna çok önem veriliyor. Yereldeki üniversitelerimizin Türkiye sıralamasında bile henüz ilk 10 arasına giremediğini düşünürseniz, buradan da puan alamadığımız ortaya çıkar. Dördüncü ölçüt de biraz düşündürücü. Yüzde 10 değerindeki bu ölçüte göre akademik başarılar üniversitenin büyüklüğüne ölçekleniyor. Bu ölçüte uygun olarak ne yükseklikte bir puan alabildiğimizden emin değilim. Ama belli olan şu. Demek ki, üniversitenin güzel binaları olması, kampus içinde bol çiçek, ağaç ve eğlence yeri olması, çok fazla öğrenci sayısına sahip bulunması bilimsel ve teknolojik başarı için yeterli değil. Akademisyenlerin bilimsel araştırma yapmaları, alanlarında uzmanlık düzeyinde makale ve kitap yazmaları, bunların başka bilim insanları tarafından kullanılması gerekiyor. Şunları da merak etmiyor değilim. Kentin ekonomi ve sanayisine danışmanlık yapan, bilimsel araştırmaları ile katkı koyan kaç tane bilim insanı veya enstitü var? Yapılmış çalışmaların kaç tanesi raflardan kurtulup gerçek yaşamda uygulanabilme şansını bulmuş? Kaç çalışma başka kent ve yöreler tarafından örnek alınmış? Bunları bilebilsem kimin kimi “köy” olmaktan kurtardığı konusuna da katılabileceğim. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|