G ü r c a n B a n g e r
Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan
görüldüğünde Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
KobilerimizKOBİ kısaltması ile “küçük ve orta büyüklükteki işletmeler” ifade ediliyor. Bunlar arasında küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin (sanayi kobilerinin) özel bir yeri var.Sanayideki yönelimleri, iki ayrı tarzda ele alan yaklaşımlar var. Bunlardan birincisi geleneksel örgütlenme tarzı olan büyük ölçekte standart ürünlere dayalı fordist üretim. Kobileri öne çıkaran yaklaşım ise post-fordist olarak isimlendiriliyor. Üretim örgütlenmesinin bu tarzının anahtar kavramları arasında özkaynak, yerel girişimcilik, esnek üretim, ihracata dönüklük, sektör-ürün temelinde uzmanlaşma gibi kavramlar öne çıkıyor. Eskişehir bir kalkış (take-off) noktasına doğru ilerliyor. Bunun bir kabul değiştirme noktası olduğunu söyleyebiliriz. Eskişehir, geleneksel bir Anadolu kenti olmaktan bir metropol olma yoluna çıkmış görünüyor. Bu süreçte de kobilerin özel bir yeri ve önemi olacağından hiç kuşku yok. Henüz Dünya standartlarında olmasa da Eskişehir sanayisinin orta direğini oluşturan kobiler konusunda pek fazla araştırma yapıldığını söyleyemeyiz. KOSGEB ve ESO’nun yerel kobilerimiz konusunda bazı çalışmaları olmakla birlikte henüz kobi vizyonu konusunda gerekli ilerlemeyi kaydettiğimizi düşünmüyorum. Pek yakında başta AB olmak üzere yurt dışından ve yurt içinden yeni firmaların Eskişehir’e doğru akacaklarını düşünüyorum. Eskişehir’in bu “Haçlı Seferleri” karşısında yenik düşmemesi için sanayisi ve ticareti açısından kendisine çeki düzen vermesi gerekiyor. Bu bağlamda da kobilerin özel ilgiye ihtiyaçları olduğu ortada. Kobilerimizi “iyileştirmek” için öncelikle onların ne halde olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu nedenle yerel kobilerin nasıl bir görüntü verdiklerine bir göz atmak yararlı olur. Ulusal anlamda baktığımızda kobilerin birincil sorunu, finansal alanlardadır. İktidarların tüm destek vaveylalarına rağmen kobilerin kullanabildikleri kredi miktarı son derece düşük düzeylerdedir. Eskişehir’de kredi kullanımı ise (Türkiye ortalamasına göre) çok daha düşük düzeydedir. Genel anlamda kobiler, teşviklerden yararlanmada güçlükler çekmektedirler. Eskişehir olarak malum Teşvik Yasası’nın dışında kalmamızla birlikte yerel kobilerimiz için durum daha zorlu hale gelmiştir. Özetle; kobilerin finansman desteklerinden ve finansal araçlardan yararlanma düzeylerinde ciddi sorunlar bulunmaktadır. Kobi gerçeğini doğru kavrayabilmek için kobiler açısından finansman ve teşvik sorunlarının birincil engelleyiciler arasında olduğunu anlamak gerekir. Bu nedenle Eskişehir’in teşvikin dışında kalmasının tartışılması, bazı kişilerin zannettiği gibi sıradan bir “gevezelik” değil; doğrudan kentin geleceği ile ilgilidir. Genel olarak söylendiğinde; ülkemiz kobilerinin düşük teknolojik düzeyleri dikkati çeken bir diğer özelliktir. Bu sorunu birkaç ayrı kısımda ele almak gerekir. Öncelikle finans sorunları nedeniyle kobiler ileri teknoloji içeren makina donanımını edinmekte zorluklarla karşılaşmaktadırlar. İkincisi; ileri teknoloji yatırımının yapılması durumunda bile iş ve gelir sürekliliğinin sağlanabileceği kuşkuludur. Ülkemizde sık yaşanan krizler ve ekonomik daralmalar kobi sahip ve ortaklarını büyük teknoloji yatırımlarına şüpheyle bakar hale getirmiştir. Bazı yazı ve konuşmalarımda üniversitelerimizin ekonomiye ve dolayısıyla sanayiye olan katkılarındaki eksiklik ve zafiyetten söz etmiştim. Kobilerin teknolojik düzeylerinin düşük olmasındaki bir diğer (üçüncü) neden, bilimsel kuruluşlarla kobiler arasındaki bu iletişim ve ortak iş görme sorunudur. Bu konuda ticaret ve sanayi odaları başta olmak üzere ekonomi temelli örgütlerin katalizörlüğünde (hızlandırıcılığında) üniversitelerin sanayi ve ticaret sorunlarına el atmada daha girişimci ve atılgan olmaları gerekmektedir. Kobilerin yaşadıkları sorunlardan bir diğeri bilimsel, teknik, sınai ve ticari değişim ve gelişmeleri yeterince yakından izlemede başarılı olamamalarıdır. Diğer konularda olduğu gibi bu sorunun altında da pek çok “kaynak neden” (sorunu yaratan ana neden) vardır. Öncelikle yerel kobilerimizde bilgisayar kullanmayı bilenlerin oranı ancak yüzde 20 dolayındadır. Bu oran, zaman içerisinde yükselmekle birlikte bilgisayar okur yazarlığının kapsamı ve kalitesi tartışılır düzeydedir. Bu konuya bağlı olarak; kobilerin bilişim ve iletişim (donanım ve yazılım) altyapıları da yeterli değildir. İkincisi; yerel kobilerimizde yabancı dil bilgisi, bilgisayar okur yazarlığına göre çok daha olumsuz haldedir. Çalışanlar arasında yabancı dil bilenler ancak yüzde 5 dolayına ulaşabilmektedir. Tabii ki; okullarımızdaki yabancı dil öğretim düzeyini düşünürseniz, ifade edilen bu değerin gerçekte çok daha aşağılarda olduğunu fark edersiniz. Türkiye’de hızlı gelişme gösteren illere baktığımızda bunların tamamının döviz cinsinden gelirleri olduğunu görürüz. Özetle; bu da ihracat demektir. İhracat için ise yabancı dil bilgisi kaçınılmazdır. Bence Eskişehir’deki kobilerin (pek görünmeyen) ama en ciddi problemleri arasında birkaç firmaya yan sanayi olmak gelmektedir. Söz konusu birkaç firmanın tercihlerini Eskişehir dışında (örneğin bir başka ilde veya işçiliğin ucuz olduğu Çin gibi bir ülkede) yapması durumunda iş hacmi ve kapasite kullanımı ciddi ölçüde etkilenecektir. Yerel kobilerimizin müşteri sadakati sağlayacak başka ürün karmaları yönünde ar-ge çalışmaları yapmalarınının yararına inanıyorum. Bu konuda üniversitelerimiz ile meslek kuruluşlarımıza ciddi görevler düşmektedir. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|