G ü r c a n   B a n g e r

Bir şeyin nedenini öğrenmeyi, kral olmaya yeğlerim.

Demokritos (M.Ö. 460-370) : Eski Yunanlı düşünür

Çevre Belde Evi

Belde belediyelerimiz, yoksullukla mücadele ve kentleşme kültürüne katkı koymak üzere belde evi olarak isimlendirilen merkezler kuruyorlar. İstihdam sorunlarının çözülmesine yönelik olarak, ismi ve içeriği başka olan çalışmalar da var.

Örneğin Tepebaşı Belediyesi’nin ısrarla üzerinde durduğu Sağlıklı Şehirler Projesi’nin, bu bağlamda kente, kentliye (ve tabii ki kente göçtüğü halde henüz kentli olamamış yurttaşlara) ciddi katkıları olmakta.

Bu çalışmalar kapsamında belde evleri dizisine bağlı olarak bir “Çevre Belde Evi” kurulmasının son derece yararlı olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda 1990’lı yılların başında çok yüksek bir heyecana ulaşmış olan çevreye sahip çıkma ve çevreyi koruma ruhunun tekrar canlanabileceği düşüncesindeyim.

Porsuk mu, çöplük mü?

Porsuk Çayı, son günlerdeki bir çöplüğü andıran hali ile çevrenin korunmasının önemini haykırır gibi.

Porsuk’un görünümünü, kendini bilmez kişilerin akarsuya attıkları çöplere bağlayarak açıklamamak gerekir. Porsuk’ta gördüğümüz o garip yosunlaşma suyun ne halde olduğunun ilginç bir itirafıdır.

Su üstünde görülen yosunlaşmanın, akarsuya karışmakta olan nitrat, nitrit ve fosfat türü atıkların nedeniyle olduğunu düşünüyorum.

Eskişehir’de su sistemi, bir bileşik kaplar örneğidir. Yüzeyin 2-10 metre altındaki zemin suyu, hamamlarda kullandığımız termal maden suyu, Porsuk Çayı ve muhtemelen kanalizasyon sistemi birbiriyle alışverişte bulunmaktadır. Zaman zaman ifade ettiğim gibi bence, Porsuk’a işeyen gerçekte evde çeşmesinden akan suyu kirletmektedir. Özetle; Eskişehir’in ciddi düzeyde bir su kirlenmesi olayı ile karşı karşıya olduğunu sanıyorum.

İki ihtimal var. Ya ilgili kuruluşlar Eskişehir’de su kirlenmesi konusunda ölçümler yapmıyorlar ya da yaptıkları ölçümleri bilinmeyen nedenlerle açıklamıyorlar. Eskişehir kamuoyunun su kirlenmesinin türleri ve düzeyleri hakkında acilen bilgilenmek istediğine eminim.

Belde evi

1990’lı yılların başında Türkiye’de olduğu gibi Eskişehir’de de ciddi çevreci akım ve gruplar oluşmuştu. Bugün bu hareket, zayıflamış ve güç kaybetmiş görünüyor.

Eskişehir’de çevre koruma sivil örgütlerinin kendi ölçülerinde çevre çalışmaları içinde olduğunu biliyorum. Ama ne yazık ki, bu çalışmalar kitlesel ölçeğe dönüşemiyor. Bu arada; çevre sivil hareketinin kitleselleşmemesinden mutlu olan (hepimizin tanıyıp bildiği, katılım ve paylaşımdan hoşlanmayan malum) yönetici(leri)miz de var tabii...

Yaptıkları sosyal ve kültürel proje ve girişimlerle dikkati çeken belde belediyelerimizin çevre hareketini canlandırmak, halkın kente ve çevreye sahip çıkışını artırmak üzere bir “Çevre Belde Evi” kurulmasına sıcak bakacaklarına eminim.

Sanıyorum; Eskişehir çevre koruma sivil örgütleri üyeleri de amacına uygun olarak düzenlenmiş böyle bir mekânda eğitim ve araştırma çalışmaları yapmaktan, AB konuları da içerilmek üzere projeler geliştirip uygulamaktan mutlu olacaklardır.

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image