G ü r c a n B a n g e r
Azıksız yola çıkanın iki gözü Türk atasözü |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Eskişehir’de Sanayinin Geleceğine Bir Adım Daha…Eskişehir sanayicileri, bilim ve iş insanları ile birlikte yoğun bir çalışma yaptık. Eskişehir Sanayi Odası’nın (ESO) başlattığı etkinlikte çalışma konumuz, Temmuz 2005’te ilki yapılan “Eskişehir Sanayisinin Geleceğinin Belirlenmesi” projesinin üçüncü ayağı idi. Daha önceki iki etkinlikte belirlenen stratejilerin yaşama geçirilmesi için gerekli faaliyet, ihtiyaç ve kaynakları sağlamaya çalıştık.Sınai ve ekonomik geleceğin belirlenmesi çalışmasının bu ayağında kamudan görevli bazı yöneticileri görmek güzeldi. Dilerim bundan sonraki etkinliklerde kent yöneticilerinin daha yoğun ve fiili katılımlarını izlemek mümkün olur. “Gelecek İçin Strateji Belirleme” adını verebileceğimiz bu tür çalışmaların ne yazık ki, sıklıkla yapıldığını göremiyoruz kentimizde. Halbuki bir kent ve ekonomi vizyonu oluşması için bu konuları daha sık ve daha etkin konuşmaya, yazılı belgeler üretmeye ihtiyacımız var. Stratejiler Projenin daha önceki ayaklarında belirlenen stratejileri kısaca hatırlatmak isterim. Önceki etkinlikler sırasında 6 temel strateji belirlenmişti. İlk strateji (önem sırasına göre dizmedim); “devletin ileri teknoloji kullanan ve ar-ge yapan yatırımlara teşvik vermesini sağlamak” biçiminde saptanmıştı. Eskişehir’de özellikle ileri teknoloji teşviklerini kullanmakta atıl kaldığımızı görmek doğrusu şaşırtıcıydı. Hele kentimizde iki üniversitemiz ve teşviğe vesile olabilecek bazı resmi kurumlarımız olduğu düşünülürse. Eskişehir’in diğer kentlerle ulaşım sorunundan sıklıkla şikayet ederiz. Ne yazık ki, kamu yöneticilerimiz ve seçilmiş temsilcilerimiz ulaşım konusunda Ankara’yı harekete geçirmekte yeterli girişimcilik içinde olamıyorlar. Eskişehir’i diğer kentlere bağlayan ulaşım yollarının hâlâ ağır aksak yürüdüğünü söylemekle fazla haksızlık yapmış olmayız. Dolayısıyla ikinci strateji (kaçınılmaz olarak) ulaşım konusunda belirlenmişti: “Ulaşım projelerinin yapımının hızlandırılması için baskı grubu oluşturmak”. Sayın yönetici ve temsilcilere bu vesile ile bir kez daha hatırlatmış olalım. Bugünün sanayi ve ekonomi gerçeklerine uygun bir sınai anlayışa sahip olmak her şeyden önce bir yüksek kültür sorunudur. Bu nedenle “yeni ürün ve teknoloji geliştirilmesi konusuna ağırlık vermek” biçimindeki üçüncü stratejinin uygulanabilmesi için teknolojik kültür konusunda çalışmalar yapılması kaçınılmaz olacaktır. Eskişehir sanayisinin yabancı dil ve bilgisayar bilgisi ihtiyaçları yanında teknik literatürü takip etme, bilim kuruluşları ile daha yakın ilişkiler kurma gibi daha pek çok yapması gereken iş var. Bu günün rekabet dünyasında (özellikle yurt dışı ile çalışmak isteyen firmalar başta olmak üzere) tüm şirketlerin kaliteli ve kurumsallaşmış olmaktan başka çareleri yok. Şirketler olarak evin içini ve bahçesini temizleyip yeniden düzenlemek için zamanımız giderek azalıyor. Dördüncü stratejinin (üçüncüsü ile yakın ilişkili biçimde) “üniversite-sanayi işbirliği ile sürdürülebilir kurumsal ve proje temelli ilişkilerin kurulması” biçiminde belirlenmesinin altındaki mantık da bu. Bir başka deyişle; sanayimizin ihtiyaçları ile üniversitelerle yapılan çalışmaların iç içe geçmesinde daha istekli ve girişimci olmak zorundayız. Eğitim Her ne kadar ülkemizdeki eğitim alanlarında yeterince göremesek de; uzun süredir Dünya’da sözü edilen bir kavram, “inovasyon”. Türkçe’ye tam olarak nasıl çevireceğimiz konusunda tam bir anlaşmaya varamadık. Yenilikçilik diyenler yanında yaratıcılık veya buluşçuluk olarak isimlendirenler de var. Sanırım, inovasyon ile bu üç kavramın bir tür karışımından söz ediliyor. Eskişehir sanayisinin geleceğe yönelik stratejilerinden bir diğeri, ESO çalışmalarına katılanlar tarafından (haklı olarak) “inovatif düşünceyi geliştirici ve teşvik edici eğitim” olarak tespit edildi. Bugünün dünyasındaki kalite anlayışının insan üzerine kurgulandığı düşünülürse, stratejinin böyle belirlenmesini son derece doğal bulmak gerekli. Bugünün yönetim ve üretim süreçlerinde insan kaynaklarının niteliğinin artırılmasının en ciddi araçlarından birisi eğitim. 21’inci yüzyılın sanayilerinde yabancı dil bilmeden, bilgisayar konusunda uluslararası geçerliliğe sahip bilgi ile donanmadan yer almak mümkün değil. Ama bunlar da yeterli değil. Bugünün şirketleri, yaratıcılığı ve yenilikçiliği içselleştirmiş olmalı. Bu özellikler çağdaş şirketin ruhuna işlemiş olmak durumunda. Bu kapsamda şirket, insan kaynağı kalitesinin sürekli olarak artmasının önünü açmak, çalışanlarının kendilerini geliştirmelerine olarak tanınması gerçeği ike karşı karşıya. Küreselleşme ile birlikte meslekler konusunda da ortak ilkeler ve standartlar oluşmaya başladı. Dolayısıyla sanayi ve eğitim süreçlerimizin, bu ilke ve standartlara uygunluğu kaçınılmaz olarak kendini dayatıyor. İnsan kaynaklarının yükseltilmesinden söz edince; bu bağlamda araştırma ve geliştirmeden (ar-ge’den) söz etmeden geçmek mümkün değil. Bugünün firmaları için ar-ge temelli yaratıcılık ve yenilikçilik şirketlerin geleceğe bakışlarında göz önünde bulundurmaları gereken bir diğer gerçek. 1990’lı yılların sonlarında bilgi çağı siyasal ve sivil örgütlerini tanımlamaya çalıştığım “Siyasal Kalite” isimli kitabımda şu önemli noktayı vurgulamıştım: “Artık değişimin kendisi de değişiyor. Bu nedenle örgütler, değişimi içselleştirmek zorunda. Değişim, örgütlerin olağan fonksiyonlarından birisi olarak kabul edilip örgüt kültürüne sindirilmeli.” Bu gerçeği, çağdaş üretim ve yönetim süreçleri için de tekrar edebiliriz. Çağın şirketi, kendini geliştiren ve yeniden üreten bir motivasyonla donanmış olmalı; bu biçimde kendini kurumsallaştırmalı. Bu arada projecilik de kurumsal özelliklerden birisi olmalı elbette. Birlikte iş yapma özelliği ne yazık ki, şirket kültürümüzün bir parçası değil. Bu bağlamda kobilerin “joint venture” türü işbirlikleri de fazlaca görülmez günlük yaşamımızda. Dolayısıyla, daha kurumsal işletmeler yolunda “Eskişehir’deki kobilerin işbirliğinin geliştirilmesi” önümüzde duran stratejik görevlerden birisi. Sözün kısası; 21’inci yüzyılın ekonomi, sanayi ve ticaret dünyasında ayakta durabilmek gerçekten uyanık, akılcı, yaratıcı ve yenilikçi olmayı gerektiriyor. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|