G ü r c a n B a n g e r
Bilge, üç bakımdan diğer insanlardan ayrılır: Uzaktan
görüldüğünde Konfiçyüs (M.Ö. 551-479) : Çinli filozof |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Nitelikli İşgücüÇin konusunda kopan gürültünün temelinde üretimin ana unsurlarından iki tanesi var: İşgücü ve enerji. Özellikle işgücü maliyetlerinin yüksek olduğu ülkelerde emek yoğun üretim tesislerinin başka ülkelere kaydırılması eğilimi sürüyor. Çin, bu ülkelerden sadece birisi.Sanayi için hangi ülke ucuz emek ve enerji teklif ederse yatırımcı sermaye o ülkeye kayma eğilimi gösteriyor. Avrupa’da işgücü yoğun ülkelerin tesislerini hızla kaydırmaya başladıkları ülkeler arasında Polonya, Romanya dikkati çekiyor. Bu sürecin artarak Bulgaristan ve Ukrayna ile devam edeceği anlaşılıyor. İşsizlik (istihdam) sorununu etkin biçimde yaşayan ülkelerden birisi olarak Türkiye de bu tesis kaydırmalarından “kendi nasibini” almak istemektedir. Fakat emek yoğun sektörlerin kendilerine daha “uygun” yeni yerleşim yerleri ararken dikkate aldıkları tek faktör emeğin fiyatı değildir. Öncelikle siyasal istikrar önemle dikkate alınıyor. Diğer kriterler arasında sosyal hakların ucuza mal olması, çalışma saatlerinin uzunluğu (ucuza uzatılabilmesi) ve en önemlisi işgücünün niteliği (kalitesi) geliyor. Gelişmiş ülkelerden (örneğin coğrafi olarak bize yakın AB ülkelerinden) kaçmak isteyen üretim ve istihdam olanaklarını yakalayabilmek için işgücü kalitemizin yükseltilmesi kaçınılmaz görünmekte. Sanayi için işgücü kavramı, mühendisten düz işçiye kadar olan bir emek dizilimini ifade ediyor. Bu bağlamda yönetici olduğu kadar bizzat üretimin içinde yer alan mühendislerin özel bir önemi var. Bu bağlamda “Gerçekten gelişmiş ülkelerden kayan üretim tesislerinin yükünü kaldırabilecek nitelikte mühendislerimiz var mı?”, “Üniversitelerimiz bu nitelikte mühendisleri yetiştirmek için gerekli biçimde donatılmış mı?” soruları zihinleri ciddi anlamda meşgul ediyor. Mühendis arayan işletmelerin verdikleri ilanlara baktığımızda mühendis yetiştirme kalitemiz hakkında ilk ipuçlarına sahip olmaya başlıyoruz. Genelde ilanlarda istenen mühendis kalitesi, bir elin parmaklarını geçmeyen üniversite isimleri ile sınırlanıyor. Üniversitelerimizin genelde bilim ve araştırma kuruluşları olmaktan çok, öğretim kurumları niteliğine sahip olduğunu biliyoruz. Üniversitelerde yapılan bilimsel araştırma ve yazılan (uluslararası ölçekte dikkate alınan) makale sayılarına bakıldığında bu gerçek, kendini ele veriyor. Diğer yandan üniversitelerimizle yüksek okullarımızın teknik eleman yetiştirmedeki başarısından da kuşku duyduğumuz noktalar pek az değil. İstihdam açısından bakıldığında; ismi “iyi” olarak bilinen üniversitelerden birinin mezunu olmayan genç teknik eleman, güçlü üretim şirketlerinde iş bulmakta ciddi zorluklarla karşılaşıyor. Başta mühendisler olmak üzere, teknik elemanların istihdam edildikleri yerler açısından bakıldığında da ilginç manzaralar var. Bazı işletmelerde mühendisler, sadece işletmeyi zorunlu tutan mevzuat veya iş bağlantıları nedeniyle göstermelik görevler yapıyorlar. Diğer yandan yurtdışına açılmaya çalışan (dünya pazarında yeni imkânlar elde etmek isteyen) küçük ve orta ölçekli işletmeler (kobiler) ise nitelikli mühendis ve teknik eleman bulmakta zorlanıyorlar. Bugünün dünyasında mühendislik kalitesi, teknik bilgi yanında yabancı dil ve bilgisayar bilgisi gibi başka unsurları da içerecek şekilde donanmak zorunda. Ana dil yanında tek yabancı dil de giderek yetersiz kalmaya başladı. Bu noktayı genç insanlar kadar onların eğitimini üstlenen kişi ve kuruluşlara da hatırlatmak isterim. Özetle; bugünün iş dünyasında var olabilmek için gerçekten kaliteli olmak gerekiyor. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|