G ü r c a n   B a n g e r

Sen işlersen mal işler;
insan öyle genişler.

Türk atasözü

Sanayi Yöneticiliği Üzerine

İletişim araçlarının bu denli geliştiği dünyada insanlarla tanışma da çağa uygun biçimde sanal olmaya başladı. Anadolu Üniversitesi’nden Sayın Barış Baraz’la da yazdığı bir e-posta sayesinde tanıştık. Daha sonra nazik bir davranışla bana “Eskişehir Özel Sektör Sanayisinde Yöneticiler” isimli değerli çalışmasını iletti. H. Zümrüt Tonus ile yaptıkları çalışmayı Mayıs 2004’te Eskişehir Sanayi Odası basmış. Ne yazık ki basımından ancak 1,5 yıl sonra görebildiğim bu kitap, Eskişehir sanayisindeki yönetici profilini sorgulayan (aynı isimdeki) üçüncü çalışma.

Söz konusu üç çalışmadan (1976, 1991, 2003) bir tanesini daha önce görmüştüm. Ama bu kez, fiilen konunun içinde olmam nedeniyle daha yakından bakmak istedim. Baraz ve Tonus’un bu çalışması aklımdaki bazı soruların yeniden su yüzüne çıkmasını sağladı.

Ama öncelikle (muhtemelen daha önce yerel basında yer almış olmakla birlikte) Eskişehir sanayisi yönetici profilinin bazı özelliklerini araştırmanın sonuçlarına dayanarak aktarmak isterim. Sorularımı bu bulgulara bağlayacağım.

Bence ilginç olan yanlardan birisi, söz konusu yöneticilerin yarıdan fazlasının Eskişehir doğumlu olmasıdır. Sanırım bu bulgunun daha ayrıntılı sorgulanması gerekli. Örneğin dışarıdan gelen yöneticilerin hangi ortalama süre ile Eskişehir’de çalıştıklarını merak ediyorum. Eskişehir’e gelme nedenleri kadar; gidenlerin Eskişehir’den ayrılma nedenlerinin, yerel sanayinin “kurumsal” yapısı hakkında ciddi ipuçları vereceğine eminim.

Eskişehir’in “yönetici yetiştirme kapasitesi” biçiminde bir kavramdan da söz edebiliriz. Eskişehir doğumlu, yüksek öğrenimini bu ilde yapmış, ilk yöneticilik deneyimini Eskişehir’de yaşamış, şu an ilk 500’e giren şirketler içinde kaç tane Eskişehir’li yönetici vardır! Bunların Eskişehir’den, görece daha büyük işletmelere transfer olmalarındaki hikaye nedir! Bunları bilmenin de Eskişehir yönetici karakteri konusunda ufkumuzu açacağından eminim.

Kolay bir örnekle konuyu açmak isterim. Brezilya, futbolda başarılı bir ülkedir. Bunu, ülkenin spor kulüplerine ve ulusal takımına bakarak söyleyebiliriz. Ama bir başka gerçek daha var. Dünya’nın futbola önem veren hiç bir ülkesi yoktur ki, o ülkede bir Brezilya’lı futbolcu bulunmasın. Brezilya’nın en önemli ihraç ürünlerinden birisi futbolcudur. Bu bağlamda Eskişehir’in sınai yöneticiler açısından “yönetici ihracat / ithalat dengesi” merak edilmeye değer bir konudur.

Özel sektör sanayi işletmelerindeki yöneticilerin Eskişehir sanayisindeki ortalama yaşam sürelerini sorgulamamın arkasındaki fikrin, kurumsallaşma arayışı olduğunun farkındasınızdır. Bir şirket vardır ki, kapıya satın alınacak paspasın rengine kadar patron karışır; bu sınai işletmede yöneticilik kavramından söz etmek sıkıntılıdır. Bu anlamda örneğin genel müdür veya planlama müdürü gibi bir pozisyondan söz ederken, orada işletmenin kurumsal yapısına ve şirket kültürüne dikkatli bakmak gerekir. Bence; sınai yöneticilik konusunda yapılacak çalışmalarda; işletmenin çalışan veya ciro büyüklükleri kadar kurumsallaşma düzeyine dikkat etmek gerekir. Öyle işletmeler vardır ki, oralarda yöneticilik denen olgu, olsa olsa “Bizans entrikaları” olabilir. Çağdaş anlamda yöneticiliğin (kurum kültürü açısından) bazı ön koşulları olması kaçınılmazdır. (Tabii ki; bu anlattıklarımın, gerçek dünyada bir yumurta-tavuk ikilemini andırdığı da ortadadır.)

Bana çok anlamlı gelen “sivil toplum kuruluşlarına (STK) üye olmama” özelliğiyle Eskişehir sanayi yöneticileri, üzerinde düşünülecek ilginç bir profil oluşturuyorlar.

Eskişehir’den memnun

Baraz ve Tonus çalışmasında bana ilginç gelen sonuçlardan birisi de “yöneticilerin Eskişehir’de yaşamaktan memnun olmaları”.

Çalışmanın 2003 yılında yapılmış olduğu düşünülürse Eskişehir’in 2003 ve öncesine ait dönemde görece daha az sosyal imkanlara sahip olduğu bilinecektir. Yine ankette varılan sonuçlardan, yönetici ücretlerinin (daha büyük ve endüstri yoğun kentlere oranla) çok yüksek olmadığı ortadadır. Çoğunluğu Eskişehir’li olan sanayi yöneticilerinin iş ömürleri de 10 yılı geçtiğine göre (-ki bu durum, memnuniyetleri ile uyumludur) Eskişehir’de olmaktan kaynaklanan memnuniyetlerinin altındaki nedenler neler olabilir! Bu, bence akıl yürütmeye değer bir nokta.

2004 değerleriyle en yüksek cirolu ilk 500 şirket arasında merkezi Eskişehir’de olan 5 tane şirket var. Bunlardan iki tanesi aynı gruba bağlı. Tusaş’ı da kamu ortaklığı nedeniyle dışarıda bırakırsak geriye 3 şirket kalır. Bu üç şirketten ankete katılanların toplam deneğe oranına baktığımızda ancak yüzde 10 dolayına ulaştığını fark ederiz. (Fabrikaları Eskişehir’de, merkezleri dışarıda olan şirketler, bu oranı değiştirmekle birlikte yapacağım yorum açısından mertebe olarak fazla değişiklik yaratmayacaktır.)

Özetle; Eskişehir’li sanayi yöneticisi, görece “küçük işletmelerin yöneticisidir”. Bu bölgedeki işletmelerin ciddi bir oranı, henüz çağdaş anlamda kurumsallaşmamıştır. Çağdaş yönetim ile kurumsallaşmanın yakın ilişkisini göz önünde bulundurursak, bu konudaki tüm zafiyet özelliklerini yerel sanayi yöneticilerinde bulmak mümkündür. Eskişehir’den memnun olmaları (bence) bunun bir ifadesidir. Özetle; işletme körlüğünün ve vizyoner sıkıntıların ifadesidir.

Böyle bir savı öne sürerken dayandığım bazı ipuçları var. Birincisi; yerel sanayi yöneticisi sivil toplum kuruluşlarına (STK) üye değil. Ülkenin büyük kentlerindeki sosyal ve sivil deneyimlerim sırasında bunun aksini gördüm. Örneğin SİD ve SİAD türündeki örgütlenmelerde büyük illerde sanayiciler önde iken, Eskişehir’de bu tür kuruluşlarda ticaret mensupları öne çıkıyor.

Siyaset alanına baktığımızda STK’larla olan durumun bir benzerini görüyoruz. Sanayi yöneticileri, siyaset alanını da esnafa, tüccarlara, avukatlara ve emekli eğitimci ile memurlara bırakmış görünüyorlar.

Değişik vesilelerle Türkiye’de yayınlanan sektör degilerinin önemli bir bölümünü izleme fırsatım oluyor. Bu tür dergilerde (ve TV programlarında) sıklıkla şirketlerin üst düzeydeki yöneticileri ile yapılmış söyleşiler yer alıyor. Ne yazık ki, Eskişehir’li yerel sanayi yöneticilerini bu tür platformlarda da göremiyoruz. Görebildiklerimiz, çok az sayıda özel sektör patronu ile yapılan prestij söyleşisinden ibaret.

Ulusal ölçekteki medyayı bir yana bırakalım. Zaman zaman yerel düzeyde yapılan kongre, konferans, sempozyum ve panellerde de bu yöneticilerimizi izlediğimizi söyleyemeyiz.

Velhasıl; Eskişehir’li sanayi yöneticisi halinden memnun. Sabah işe, akşam eve. Maaşını düzenli aldığı sürece sorun yok. Yeni bir vizyona, kurumu bir adım daha ileri götürecek bir inovasyona (yeniliğe) ihtiyacı yok. Girişimci yoksunu bu kent, zaten işgören olmaya onu ikna etmiş. Muhtemelen kendisinden bir yenilik, değişiklik ve yaratıcılık istenmiyor ve beklenmiyor da… Oturup akşam TV’sini izliyor. O olmazsa akşam aile gezmelerinde. Hadi bilemedin, ara sıra bir eğlence yerinde. Eskişehir’li sanayi yöneticisi halinden ve kentinden memnun olmasın da, ne yapsın!

 

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image