G ü r c a n B a n g e r
İnsanların sizinle ilgilenmesini sağlamaya çalışarak Dale Carnegie (1888-1955) : Amerikalı yazar ve kişisel gelişim uzmanı |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Bir Kenti Kurmak ve Geliştirmek“Halkın yerel yönetime katılımını” hedef alan bir etkinliğe katıldım. Bazı eksiklikleri olmasına rağmen bu çalışmada yer alan pek çok katılımcının yeni teknikler görmeleri açısından yararlı oldu. Etkinlikte beyin fırtınasından başlayan, sorun analizi ile devam eden ve paydaş analizinden stratejilere uzanan bir çalışma yapıldı. Kamu kuruluşlarından meslek odalarına, yerel yönetimlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar çok sayıda örgütü temsilen kişilerle birarada oldu. Hem çalışma sırasında hem de çalışma aralarında görüş paylaşma ve ileride yapılabilecek yeni çalışmalar hakkında iletişim olanakları bulduk. Belki de etkinliğin en önemli yararlarından birisi, değişik örgüt ve kişilerin biraraya gelmesi idi.Yönetime katılma denince; konu, ister istemez kentin sorunları ve yapılanması üzerine yöneliyor. Katılımcıların genel şikayetleri arasında Eskişehir’in kendi halinde bugüne kadar vizyonsuz gelişi önemli bir yer tuttu. Bir güç çıkıp “Ben bu kenti yeniden yapacağım” dese, (şaka yollu da olsa) bu tezin kabul görebileceği izlenimini edindim. Bazı ülkelerde kentlerin baştan yaratılmasının veya yeni kentlerin planlanarak kurulmasının örnekleri görülüyor. Her kent, Eskişehir örneğinde olduğu gibi kendi gelişimi içinde denetimsiz (yağ damlası modeli ile) büyümüyor. Kentin belli bir vizyona göre kurulması ve gelişmesi, içinde belli mantık unsurlarını içeriyor. Örneğin; kentlerin aşırı büyüyerek çözülemez sorunlara yol açmaları önleniyor. Yine aşırı büyümüş kentlerde yerel hizmet maliyetlerinin aşırı arttığı biliniyor. Eskişehir’in de gerçeği olan bu durumun engellenmesi, sağlıklı planlanmış kentlerle önlenebiliyor. Bir vizyona göre kurulan ve gelişen kent örneklerinde aşırı insan yoğunlaşması önlendiğinde mekânların daha yaşanabilir olması sağlanıyor. Böylece yeterli miktarda yeşil alanı olan, doğa ile ilişkisi düzgün sağlıklı kentler oluşabiliyor. Planlı bir bakışla ele alınan kentlerde, kentin sıçramalı büyümesini önlemek de dikkate alınan önemli faktörlerden birisidir. Banliyölerle (veya gecekondu bölgeleri ile) sıçramalı olarak büyüyen kentler, kentsel mekânın sürekliliğini ve bütünlüğünü yitirmesine neden olmaktadır. Böylece kent açısından örneğin ulaşım gibi yeni ciddi maliyet unsurlarının oluşmasına yol açmaktadır. Ayrıca daha sonraki dönemlerde bu tür banliyö (veya eski varoş) bölgelerinde olağan yaşamsal akışın dışında yeniden yapılanma ve kentsel dönüşüm ihtiyaçları doğmaktadır. Buna bağlı olarak; muhtemelen itiraz edilebilecek bir noktayı daha dikkate sunmak isterim. Sosyal ve kültürel imkânları düşünülmeden yapılmış, ortak kent mekânı açısından gelişimi dikkate alınmamış toplu konut alanlarının da banliyöler gibi sıçramalı büyümeye neden olduğunu düşünüyorum. Bir dönem “kent rantının hizmetinde” görev yapan yerel yöneticiler, bugün toplu konut konusunda bu yanlışı yapma riski ile karşı karşıyalar. Eskişehir’in gelecek vizyonu, son dönem yapılan zihinsel çalışmalarla ve kentin iç ve dış dinamikleri ile daha açık görülmeye başlanmıştır. Eskişehir, kendini giderek bir üniversite, sanayi ve kültür / tarih / termal turizmi üçlüsü ile tanımlamaya başlamıştır. Bundan sonraki gelişimi de bu tercihlere uygun olarak yapılmalıdır. Bu üç güçlü yanın ve buna bağlı fırsatların nasıl değerlendirileceği üzerine düşünmek ve bunlara bağlı yeni stratejiler ve sivil / ekonomik ortaklıklar geliştirilmelidir. Bunu yapacak olan, bizden başka kimse de yoktur. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|