G ü r c a n   B a n g e r

Yaşam; kalabalığın içinde solo keman çalmak, keman çalmayı da
çalarken öğrenmektir.

Samuel Butler (1612-1680) : İngiliz şair

Araf’ın 2 Ekim’i

Her deneyim
          deneyende kalıyor.
Taşınmıyor
          yaşananlar o derin suya.
Yaşam ve ölüm nerede, belli değil.
Her yüzde bellek yitirmenin bir hayat gailesi.
Şiddetle muhtemel ki; hiçbiri,
          yüzü derin suda yıkamanın hayali değil.
 


Öğrendim ki,
          iki hakkım var.
Biri hürriyet ve diğeri ölüm.
Hürriyeti seçsem,
          seçmiyor o beni.
Ölüm ise seçilmeye izin vermiyor.
Üçüncü bir şansım olsaydı eğer
          doğrusu yaşamayı isterdim.
Belki ona da ya aklım yetmezdi
          ya da şu kıssanın kısası günüm.
 


Bilmem kaçıncı senesindeyim
         bir hayalî romanın.
Sanırım; zamanı geldi artık bir isim koymanın.
Olsa olsa
        “Mukaddime” demek yakışır.
Bu romanın girizgâhı toprak olmuş
        akıbeti ise hiç belli değil.
 


Nasihat satıcılığı idi
        bana verilmiş görev.
Gezmediğim sokak kalmadı,
        uğramadığım ev.
Çok sattım, az kazandım.
Ölümün
        yaşamla başladığını dar zamanda kavradım.
 


Ölümün kolay,
        yaşamın zor olduğunu söylerler.
Hâlbuki
        yaşadıkça biriktirilir ölüm.
Uzun olan kolaydır,
        kısa olan için ise çok yaşanmalıdır.
 


Hayat, ağaç gibidir.
Yükseldikçe inatla
       köklerini derine salar.
Ve sağlamlaştıkça ki ağaç;
      ölüm, onurla ayakta yaşar.
 


Kısa olsun bu kez sözüm.
Yarın benim doğum günüm.
Belki yaşadığıma üzülenlerin,
       belki de öldüğüme sevineceklerin bir gün,
      - sevgiyle paylaşılanlar katkı payı -
       bedelini ödemeye başlayacağım bir kez daha
       bugünden sonraki günün.

1 Ekim 2007

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image