G ü r c a n B a n g e r
Başka tutkularımızla karışmamış saf bir aşk varsa bu kalbin François de la Rochefoucauld (1613-1680) : Fransız yazar |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Bölgesel "Küresel Isınma"Eskişehir’i çevreleyen bölge veya ilin kendisi ile ilgili – özellikle – güncel veya zaman serisi halinde sayısal bilgi gerektiğinde gerçek anlamda bir ızdırap yaşarım. Sayısal değerleri kullanarak araştırma yapan kişi, kurum veya kuruluşların da benzer sıkıntıları yaşadıklarına hiç kuşkum yok. Pek çok kamu kuruluşunda veya bir dönem kamuya ait olmuş ama daha sonra özelleştirilmiş kuruluşta yıllık veya dönemlik faaliyet raporu üretme geleneği yok. Pek çok durumda yapılanlar, ‘dostlar alışverişte görsün’ türünden sınırlı ve kısıtlı ‘yasak savma’ raporları olarak hazırlanıyor. Bunları kim görür okur; o da bir başka konu. Sanırım; yerel anlamda kamunun bu tür raporların hazırlanması ve duyurulması konusunda daha duyarlı olması gerekir. Böylece bölge ve il üzerine bilimsel çalışma yapacak insanların elinde birinci elden geçerliliği doğrulanmış bilgiler olabilecektir. Keza ilin bütününe ait raporların da araştırmacılar (ve tabii ki, bilgi edinme hakkı çerçevesinde vatandaşın kendisi) tarafından erişilebilir olması önemlidir. En azından kentle ilgili konularda çalışan bir yazar olarak bu tür raporların benim için ciddi anlamda yararlı olduğunu söyleyebilirim. Eskişehir’in nitelikli ve sürdürülebilir bir Bilgi-Belge Merkezi’ne ihtiyacı olduğu yönünde bir dizi yazı yazdığımı hatırlıyorum. Bu konu, o sıralar bazı kamu yöneticileri ve yazarlar tarafından da dile getirilmişti. Ama gene günlük siyaset dedikoduları ile yerel magazin haberleri arasında kayboldu gitti. Zaman zaman kentimizde Eskişehir’in sorunlarını ve çözüm yollarını tartışan toplantılar yapılıyor. Bu tür toplantılardaki bildirileri incelediğimizde; birkaç farklı görünüm ile karşılaşıyoruz. Ya yerele (bölgesele) ilişkin veri bulunamadığından konu, genel yargılar açısından ele alınıyor ya da çok detaylı teknik bilgiler içinde boğulup kalıyor. Her iki durumun da ana nedeni yeterli, sağlıklı, doğrulanmış ve süzgeçlenmiş bilgi bulunamamasından kaynaklanıyor. Belki biraz da, bilimsel metodoloji ve araştırma yöntemleri açısından sorunlar yaşıyoruz. Tüm bu uzun girizgâhı neden kaleme aldığımı haklı olarak merak edebilirsiniz. Anlatayım. Küresel ısınmayı duymayan kalmadı. Tam olarak ne olduğunu bilemeyenlerimiz bile; işin sonuçta su kıtlığına, gıda sıkıntısına, daha az yeşil alana, toprak kaybına ve daha daralmış canlı yaşamına neden olacağını biliyor. Küresel ısınmanın bir ‘sıkıntı’ olduğunu biliyoruz ama giderek daha ciddi bir sorun olmaya başlayan bu konunun acaba bölgemizi ve ilimizi ne şekilde etkileyeceğini biliyor muyuz? Belki de ‘genetik kodlarımıza’ uygun olarak “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” türünde bir bekleyiş içindeyiz. Veya “Küresel Isınma Sorunları Müdürlüğü” benzeri kuruluşumuz olsa, muhtemelen bu işten kimin sorumlu olduğunu bilirdik. Şaka bir yana; bir önceki yıla göre daha yağışlı bir kış geçirdiğimizi ‘tahmin ediyorum.’ Ama baharda da devam etmesini dilediğimiz yağışların önceki yıllara oranla daha az olacağı izlenimi de var. Dolayısıyla su sıkıntısı ihtimali, her yıl biraz daha artıyor. Bilinçsiz kullanımla kirlilik düzeyi artan yeraltı sularındaki sıkıntıları da ele aldığımızda; bölgesel olarak bir ‘küresel ısınma planlaması’ yapmanın zamanı geldi de geçiyor. Böyle bir yerel veya bölgesel planın su tasarrufundan çevrenin korunmasına geniş bir yelpazeyi kapmasına gerektiğini söyleyebiliriz. Bizde genel sorunların ve çözümlerin ‘temel sorunu’, konunun (sorunun) bir sahibi olmamasıdır. Ama acil olan bir nokta var ki; küresel ısınmanın yarattığı sorunlar kapıya dayanmış halde ve her an bir kez daha geç kalınmış oluyor. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|