G ü r c a n B a n g e r
Büyük devletlerin sorumluluğu dünyaya hizmet etmektir, |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Beyin HaftasıBatı ülkelerinde “Beyin Farkındalığı Haftası (Brain Awareness Week, BAW)” olarak bilinen Beyin Haftası ülkemizde de değişik kurum ve kuruluşlar tarafından kutlanıyor. Beyin araştırmaları konusundaki ilerleme ve kazanımları kamuoyuna duyurmak amacıyla yapılan etkinlikler her yıl Mart ayı içinde değişen bir zaman diliminde yapılıyor. Bu yıl Beyin Haftası kutlamaları 16-22 Mart 2009 günlerinde gerçekleşecek. Türkiye’de önemi yeni kavranan haftaya Eskişehir Osmangazi Üniversitesi özel önem veriyor ve bu yıl yoğun bir faaliyet programı hazırlığı içinde. Beyin Haftası etkinlikleri, 1996 yılında ABD’de 160 kuruluşun katılımı ile başlamış. 2008’de 76 ülkeden 2200 kurum ve kuruluşun çalışmalarda yer alması ile devam etmiş. 2009 yılında bu sayıların daha da artacağı anlaşılıyor. Özellikle görsel medyaya ve magazin basınına bakıldığında; toplumumuzda beyinden daha fazla ilgi gören başka organlar olduğunu fark ediyoruz. Bu organların bir kısmının ülkemizin seçkin sanatçıları tarafından tanıtıldığını iyi bilmekteyiz. Ama iş beyne gelince; onunla ilgili hatırlatabileceğim fazlaca faaliyet yok. Yaptığım küçük araştırma da, ‘beyinsiz’ gibi aşağılama amaçlı sözcükler dışında, beyin sözcüğü içeren fazla deyim ve atasözünün bulunmadığı izlenimi edindim. Bulabildiklerimden birisi şöyle diyor: “Talih bir defa güldü mü; talaşla beyin arasında fark yoktur.” Okumayı, bilgi ve deneyim edinmeyi, yaratıcılığı ve insanın düşünsel emeğinin değerini ne denli ‘iyi’ ifade etmiş, değil mi? Latife bir yana; insanın beynini esas alan zihinsel etkinlikleriyle elde edebileceği, hiç kuşkusuz ‘şansla’ yakalanabilecek olandan fazladır. Ama başarılı bir sporcunun ihtiyacı olan egzersiz, zihinsel etkinlik ve verimlilik için de gereklidir. İnsanın bedeni gibi beyni de antrenmana ihtiyaç duyar. Buna zihinsel jimnastik veya beyin sporu diyebiliriz. Bulmaca, satranç, tavla gibi oyunlardan -abartmamak koşuluyla- zihin antrenmanı amacıyla yararlanılabilir. İnsanın pek çok organı kullanım biçimine göre bir ‘kalıba’ girer. Bir anlamda insan vücudunun da alışkanlıkları vardır. Bunların büyük bir bölümü insan beyninden kaynaklanır. Zihnin alışkanlıklarını kırmaya çalışmak, beyin için iyi bir ön çalışma sayılır. Bu amaçla insanın zihinsel alışkanlıklarını zorlaması yararlı sonuçlar verebilir. Örneğin ilgi duyduğu alanın dışında bir kitap okumak, her zaman dinlediği müziğin dışında bir konsere gitmek, telefon gibi bir cihazı alışageldiğinin dışında diğer elinde tutmak, el çantasını el değiştirerek taşımak, her zaman gidilen yere farklı bir yoldan ulaşmak ilk akla gelenlerdir. Tabii ki, bu tür egzersizleri öncelikle ‘beyin sahibinin’ kendisinin üretmesi daha yararlı olacaktır. Beynin en önemli görevlerinden birisi, düşünmektir. Burada üzerine vurgu yaparak durmak istediğim nokta, düşünmenin de yemek, uyumak, yürümek gibi bir eylem olduğudur. Nasıl ki, fiziksel eylemlerimizde bazı kurallara dikkat ediyorsak, düşünmenin de -hayal fırtınaları yaratmak veya derin hülyalara dalmak dışında- bilinçli yapılması gereken bir yönü olduğuna dikkat etmeliyiz. Bu nedenle bir olay veya konu üzerinde düşünmeye çalışırken, nasıl davrandığımızın farkında olmak yararlıdır. Kendi düşünme modelini fark edebilen bir birey, bunu değiştirip geliştirmekte de başarılı olabilir. Böylece çok daha yüksek düşünce ve davranış kalitesine ulaşılabilir. Beyni ve düşünceyi körelten yaklaşımlardan birisi, sürekli olarak benzer düşünce ortamlarında bulunmaktır. Böyle bir durumda insanın düşünce dünyası tek renkli olmaya başlar. Bunu, aynı işi yaparak bazı organlarını körelten canlıların durumuna benzetebiliriz. Bu nedenle bazen yaşlılarla, kimi zaman çocuklarla bulunmak ve onlarla sohbet etmek, dünya ve yaşam hakkındaki algılarımızda ciddi gelişmeler yaratacaktır. Benzer şekilde bizden farklı düşünen insanların ortamlarında bulunmak, düşünce farklılıklarını öğrenmek ve zihnimizi geliştirmek açısından önemlidir. Çünkü beyin, farklılıkları karşılaştırarak öğrenir. Beyin, insanın en değerli organlarının başında gelir. Beyne değer ve önem vermenin gereği de bu gerçekten kaynaklanır. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|