G ü r c a n   B a n g e r

Hata yapmayan insan, hiçbir şey yapamaz.

Abraham Lincoln (1809-1865) : ABD'li devlet adamı

Aşk Elbette Gelecek

Sanırım; Jacques-Henri Bernardin de Saint-Pierre’in Paul ve Virginie’yi ya da Johann Wolfgang von Goethe’nin Genç Werther’in Acıları’nı yazdığı yıllarda aşkı tanımlamak daha kolaymış. Belki de tanımlamak daha keyifli imiş desem daha doğru olur. Aşkın o gizemli halinden tüketim toplumunun beğeni, hoşlanı, çıkar ya da salt cinsellik üzerine kurulu tanımlarına gelmek pek hoş olmadı.

Aşk gizemlidir. Bir o kadar da mucizevîdir. İnsanın ruh halinin bedenine bu denli etki yaptığı bir başka kavramdan söz etmek zordur. Öncelikle aşkın sizi nerede ve ne zaman bulacağı belli değildir. Günlük ruh halinize de bağlı değildir. İyi moralli veya kendinizi kötü hissediyor olabilirsiniz. O gelir ve sizi bulur, yakalar. Bu nedenle aşkın zamanı da yoktur. Aşk mucizesi, zamandan ve mekândan bağımsız olduğu gibi yaşınızdan ve maddi ya da fiziksel olarak ne halde olduğunuzdan da bağımsızdır.

Bugüne kadar aşkın sizin kapınızı çalmamış olması, aşkın sizin için bir mucize olmabilme potansiyel ihtimalini değiştirmez. Kendinizi birçok kez âşık olmuş hissetmeniz de aşk mucizesinin etkisini ve gücünü azaltmaz. Aşk her kapıyı çalışında sizi sarsacak o gizemli gücüyle birlikte gelir.

Aşk, beğeniden veya hoşlanmandan farklıdır. Bazen içinizdeki sevgisizliği dolduracağınızı sandığınız ihtimali aşk diye benimsersiniz. Ancak o mucizeyi onun yangınına düştüğünüzde fark edersiniz. Aşk, ateşte yanmaktır. Aşk, karlı bir kış günü soğuktan sıcağa girmişçesine içinizdeki ısınmayı hissetmektir. Aşk, muhtemelen o güne kadar hiç fark etmediğiniz duygu ve düşüncelerin sizi sarıp sarmalamasıdır.

Bir çok örnekte aşkın ilk görünümü umutsuzluktur. Aşkın sizi unutmuş olduğu gibi bir duyguya kapılırsınız. Yaşamınızın yorgun bir anında umutsuzluk da dâhil değişik nedenlerle aşkın size uygun olmadığını düşünmüş olabilirsiniz. Size yanıldığınızı ispat edecek tek kanıt, bizzat aşkın kendisidir. Çünkü aşk, aklınızda olmayanı başınıza getiren bir mucizedir.

Okuyarak aşka özenebilirsiniz. Ama aşk kitaplar okuyarak öğrenilecek bir şey değildir. Bir gün yaşamınızda kendiliğinden doğar ve onu yaşamaya başlarsınız. Etrafınıza daha dikkatli bakarak, onu arayarak ancak bir eş, bir sevgili veya bir arkadaş bulabilirsiniz. Aşkın gelişi, bir anda geceden gündüze dönülür gibidir. Şaşırtıcıdır. Sarsıcıdır. Hayal edilmesi zordur. Umulandan bile farklı beklenmeyen etkiler yaratır. Aşkı ancak bir anda içinde düştüğünüz yaşam sevinci yangınından ve duygusal coşku fırtınalarından tanıyabilirsiniz.

Aşk lezzettir. Aşk yaşamın tadıdır. Onu yaşadığınızda fark etmediğiniz nice çok yeni ve değişik tadlar olduğunu şaşkınlıkla öğrenirsiniz. Yeni ülkeler görüp buralarda yeni Dünya nimetlerinin tadına varmaktır aşk.

“Ey aşk;” diyor ünlü ozan Schiller, “güzel ve kısasın.” Ne yazık ki; bir çok insan, Schiller gibi aşkın kısa olduğuna inanır. Bazen merak ederim; aşkı kısa yapan, bizim tutkulu tüketim aceleciliğimiz midir? Aşkın ateşine düşüp saygıyı ve farkındalığı kaybetmemiz midir? Muhtemelen aşkın keyfini yaşamaya çalışırken onun ömrünü kısaltan kötü alışkanlıklarımıza dikkat etmiyoruz. Aşkı yaşayalım derken, bir kelebeği yakalayıp sonsuza kadar saklamak istercesine onun keyifle uçabilmesini sağlayan kanatlarını zedeliyoruz.

Aşk çılgındır, ucu bucağı yoktur ama onunda kendince kuralları vardır. Bu kurallar, bir yasaklar manzumesi olmaktan daha çok, paylaşmanın ve saygının vazgeçilmez ağırlığıdır. Aşk, bizi bir başka zaman ve yaşam boyutuna götüren bir mucizedir. Bu boyutta; uzun ömürlü bir aşk için kendimizi arındırarak kötü alışkanlık ve huylarımızdan temizlenmek zorundayız.

Aşkı makineleştirmeyin. Aşkı sistematize etmeyin. Aşkın katı ve kesin kalıpları, belirgin formları ve davranış modelleri yoktur. Aşk, iki insan arasında birliktelik olabilir ama evlilikle eşdeğer değildir. Aşk arkadaşlık değildir. Aşk birlikte yaşamak değildir. Tüm bunlar veya bunlardan birisi yaşamınızı örtebilir, ama aşkı katılaştırarak ve kurallar içinde boğarak onun keyfini kaçırmayın. Aşk bir mucizedir. Deyim yerindeyse; aşk, insanın kanatsız da uçabileceğinin nadir örneklerinden birisidir.

 

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image