G ü r c a n   B a n g e r

Koyun, kurt ile gezerdi,
Fikir başka başka olmasa.

Aşık Veysel (1894-1973) : Türk halk şairi

ESYO – 3

Bundan önceki iki yazıda da ele aldığım gibi; kısa adı ESYO olan “Eskişehir Sivil Yerel Oluşum”, Eskişehir’deki dernek, vakıf veya oda gibi sivil toplum kuruluşlarının (STK’ların) oluşturduğu bir iletişim ağı ve kapasite geliştirme platformudur. ESYO’nun ilk kuruluşunu takiben hazırladığı ESYO Manifestosu’nda kuruluş amacı ve ilkeleri ile çalışma yaklaşımları ifade edilmişti. 2007 yılında yapılan stratejik planlama çalışmaları ile çalışma çerçevesi daha yetkin hale getirildi. Bu çalışmalar sırasında belirlenen ESYO vizyonu, Eskişehir’de sivil toplum çalışmalarının gelecek tasarımını doğru tespit etmesiyle son derece anlamlıdır: “Kurumsallaşmış ve güçlü sivil toplum örgütleriyle demokratik katılımda öncü bir kent.”

Bu genel hatırlatmadan sonra; ESYO türünde sivil ağlarda ve platformlarda karşılaşılan veya yaşanması muhtemel olan bazı sorunlardan söz etmek istiyorum. Burada ele alınan konuların, ESYO gibi örnek başarı öyküsü olması beklenen bir ağın gelecek tasarımına da katkılar koyacağı inancındayım.

Her ağ veya platform, faaliyet süresi içinde ister istemez bir örgütsel yapıya ve yönetim modeline sahip olacaktır. ESYO’da tercih edilen yaklaşım, yatay hiyerarşi ilişkisi ve emir-komuta yerine ‘kolaylaştırma’ mantığıdır. ‘Kolaylaştırıcı yönetim’ yaklaşımı henüz ülkemizde yeterince anlaşılmış değildir. Bu nedenle ne zaman bir sivil toplum örgütünde bir kurul için seçim yapılsa; iş, bir iktidar mücadelesine dönüşmektedir. Bu nedenle sivil ağların yaşadıkları sorunlardan bir tanesi, (pek çok STK’da olduğu gibi) yönetim konusunun bir ‘İktidar mücadelesi’ haline dönüştürülmesidir. Böyle bir mücadelenin altında ise genellikle siyasî farklılıklar üzerine kurgulanmış bir ‘ele geçirme’ yaklaşımı söz konusu oluyor. Bir ağın sağlıkla yaşaması, kalıcı ve sürdürülebilir olması için, platformun bu ‘ele geçirme’ mantığından kurtarılması gerekiyor.

Türkiye’de pek çok sivil meclis veya platformun, belediyelerin katkıları ile kurulduğunu biliyoruz. Gerçekte; yerel yönetimler ile STK’ların sivil ortamlarda buluşmaları, her iki yapılanmanın doğası gereğidir ve doğrudur. Ama belediyelerin siyasetle yakın ilişkileri nedeniyle; STK’larla belediyelerin oluşturdukları ağ ortamlarının da hızla siyasileşebildiğini görüyoruz. Çoğu zaman sivil meclis, platform ve ağlar, belediyelerin denetimi altına girerek bağımsızlıklarını kolayca yitirebiliyorlar. Bu nedenle hem STK’ların hem de belediyelerin, bir araya gelmelerini sağlayan ortamlarda ‘eşit hak ve hukukla’ bulunduklarının ve bağımsızlıklarını korumak zorunda olduklarının farkında olmaları gerekir. Böyle bir ağ, platform veya meclis ortamında yer alan belediyenin, her türden desteğine rağmen bir ‘ortak ve paydaş’ olarak bulunduğunun (ve bundan fazlası olmadığının) farkında olması gerekir. Bir ağın sahibi, (eş hak ve hukukla) o ağı kuran tüm katılımcılardır.

STK’lar ve sivil toplum gönüllüleri açısından; belediyelerle yapılan ortak ağ çalışmalarında belediyenin siyasi kimliği ciddi anlamda eleştirilere neden olabiliyor. Belediyenin, ağı kendi güdümünde görmesi bir sorun yaratırken, belediye içinde yer alan bazı kesimlerin ağı kendi yönetim ve denetimlerinde görmemeleri de başka sorunlara vesile oluyor. Ama öncelikle; hem STK hem de belediye açısından yapılan hataların başında, söz konusu ağın veya platformun kendi siyasi görüşlerinin bir uzantısı olarak kabul edilmesi ‘kolaycılığı’ ve yanlışı geliyor. Bu, ülkemizde her boydan ve soydan örneklerini gördüğümüz ‘bizden ve öteki’ anlayışının bir başka görünümüdür. Zaman zaman çalışmaların basına yansımasında bazı sorunlar olmakla birlikte; Odunpazarı Belediyesi’nin, ESYO’nun bir paydaşı ve ortağı olarak yer almasında, mümkün olan en az ‘siyasileşme sorununun’ yaşandığını söyleyebilirim. Bu anlamda Eskişehirli STK’lar ve Odunpazarı Belediyesi, farklı kesimlerin bir arada yer alabileceği, ortak paydanın yakalanabileceği ve yönetişim açısından daha ileri noktalara gidilebileceği konusunda ümit vermektedir.

Sivil toplum çalışmalarının en ciddi sorunlarından birisi, sivil faaliyetlerin çoğu zaman içe dönük etkinlikler olarak kalmasıdır. Pek çok kuruluşta içe dönük tartışma ve gerginlikler, dışa dönük yapılması gereken tanınırlık ve görünürlük faaliyetlerinin yerini almaktadır. Bu anlamda ESYO’nun yeni atılım döneminde önündeki görevlerin başında sivil toplumun görünürlüğünün ve bilinirliğinin artması olmak durumundadır. ESYO’nun başarıları, Eskişehir sivil toplum hareketinin başarısı olarak sivil tarihte yerini alacaktır.

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image