G ü r c a n B a n g e r
Aşk hakkında her şey doğru, her şey yanlıştır. Nicholoas Chamfort (1741-1794) : Fransız yazar |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Şeker PembesiNe hoştur uzun yürüyüşler. Benim akıl dinlenmelerimdir.. Şimdilerde pek fırsat bulamasam da, yürüdüğüm zamanlar benim için düşüncelerime özgürlük kattığım anlardır. Sınırları kaldırıp düşüncelerimi zihnimin rüzgârlarına salıvermenin ne büyük mutluluk olduğunu anlatmakta belki güçlük çekebilirim. Ama içsel bir dinginliğe ulaştığımı yüzümün tüm kıvrımları ve gözlerimin ışığı ele verir. Kimi zaman bir çift gözle çakışıveririm. Bazen bir çocuğun sevinç çığlıklarını duyduğum anda çakıştığım gözlerdir onlar. Belki sahipsiz bir kedinin güvenli bir kucak aradığını fark ettiğim anda o gözlerle karşılaşmışımdır. Belki de bir köpeğin. “sahibimin sınırlarına sakın fazla yaklaşma ha!” Dediği anda. Ne hoş bir duygudur bir anda bakışların tanışması. Bir anda sözcükleri aşan duygusal bir konuşma oluşuverir iki canlı arasında. En becerikli söz ustalarının bile beceremediği sessiz bir konuşmadır bu. Tüm anlam, güzellik ve derinlikte konuştuğunuz halde sizden başka kimsenin duyamadığı, karşılıklı iletişimin en derinidir yakaladığınız. Sözcükler kaybolmuş, tüm lisanlar aynılaşmıştır bir anda. İşte bu yüzden bu anlar çok özeldir. Bu denli özel olmasındadır zaten güzelliği. Bazen de bir çocuk oyunu ile meşguldür beynimin kıvrımları. Aklıma yerleşen her bir sorunu bir balona yerleştiririm ve keyifle bırakıveririm balonun ucunu. Balonlarım renklidir benim. Kimi sorunum kırmızı balona yerleşir, kimi maviye, kimi mora, kimi yeşile, kimi de sarıya. Aklıma takılıp rüzgârın salınışına bıraktığım ne çok baloncuk olur etrafımda. Bu defa farklı bir güzellik yakaladım. Bu defa yakaladığım güzellik bir gülün renginde kendini buldu. Birden öfkeyle aklıma takılan o kopkoyu dehliz bir evin bahçesinde gördüğüm gonca gülde renklendi. O renk ne miydi? Tabii ki, şeker pembesi! Pembe mi renk vermişti şekere? Şeker mi pembenin derinliklerinde kaybolmuştu acada? Rengarenk balonlarım uçuşurken rüzgarda şeker pembesi olanı gitmiyor hiç uzağa. Belki de diğer balonlara tanıdığım özgürlüğü şeker pembesi olana çok görüyor beynimin kıvrımları… Türk Dili Dergisinde, Dr. Süreyya Ülker’in bir makalesinde pembe renginin kökünün Farsça'da yumuşak anlamlarına gelen ‘penbe’ sözüne dayandığını, pembe sözünün dilimizde açık kızıl anlamına geldiğini okumuştum. Raesaenen'e göre pembe sözcüğünün kökeni Farsça panbuk'a, Eyuboğlu'na göre ise bu renge adını veren sözcük, pamuk çiçeğinin ilk açtığında kızıla çalan rengin esintisini taşımaktadır. Bu renge bazı yörelerimizde “geyikkanı” dendiğini de duymuştum. Yaşamın keyfini yakalayabildiğimiz anların pek de fazla olmadığını hatırlayacak olursak bazen bir rengin ardından, insanın kendini bambaşka bir serüvenin içinde buluvermesi hiç de güç değil. Işığı ve gölgeyi görebilmek… Renkleri ayırt edebilmek… Renklerin bazılarına özel anlamlar yüklemek… Yaşamı anlamlandırmanın vesileleridir renkler. Gören gözler için, duyumsayan gönüller, seven kalpler için… (M. Birgilİi'ye bu yazıdaki katkıları için teşekkür ederim.) |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|