G ü r c a n B a n g e r
Bir kimseye edilecek iyiliğin en mükemmeli, o kimseyi Honore de Balzac (1799-1850) : Fransız romancı ve oyun yazarı |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Bilgi Kaynağı mı, Çöplük mü?“Visa Europe - Türkiye” topluluğu tarafından yapılmış bir kamuoyu soruşturmasının sonuçları Dünya Gazetesi’nde yer aldı. “Renkli Ufuklar Araştırması” adı verilen çalışmada 15-20 yaş diliminde 500 lise ve 300 üniversite öğrencisi ile görüşülerek gençlerin tutum ve davranışlarının öğrenilmesi hedeflenmiş. Ankette öğrencilerin seçmek istedikleri meslekler, kararlarını etkileyen faktörler, bağımlılık ilişkileri gibi pek çok değişik alanda sorular sorulmuş. Gençlerin cevaplarından bir tanesi üzerinde ağırlıklı olarak durmak istiyorum. Yapılan araştırmada, ders ve ödev amaçlı olarak yararlanılan kaynaklar arasında Internet, çok yüksek bir orana sahip görünüyor. Ankete göre liseliler Internet’i yüzde 85, üniversiteliler ise yüzde 86 oranında bilgi kaynağı kullanmaktalar. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mehmet Akkaya’nın yerel basına da yansıyan bir açıklaması olmuştu. Sayın Akkaya’nın, “Öğrenciler kütüphaneyi ödev yapmak için giderek daha az kullanıyorlar” derken, sağlam bir örnek olarak bu anketi doğruladığı da ortaya çıkıyor. Anlaşılıyor ki; artık öğrenciler kitap, dergi veya ansiklopedi gibi basılı yayınlar yerine Internet ortamının kolay erişilen ‘kopyala-yapıştır’ olanaklarını tercih ediyorlar. Google türünde arama motorlarının kolaylaştırdığı erişim imkânları ile öğrencilerin Internet sayfasında verilen bilgiyi okumadan / sorgulamadan kullanabilecekleri bir ‘bilgi deposu’ seçeneği oluştu. Yaşadığımız çağa verilebilecek en uygun ismin ‘Bilgi Çağı’ (veya ‘Enformasyon Çağı’) olduğuna hiç kuşku yok. Hiçbir zaman diliminde bilgi üretimi bu denli hacimli ve hızlı olmamıştı. Öylesine yoğun bir üretim süreci var ki; kendi alanımızdaki bilginin bile tamamına hâkim olmak mümkün olmadığı gibi, bu yoğun ‘bilgi saldırısı’ karşısında düşünemez hale geldiğimiz dahi söylenebilir. Dergi, gazete veya kitap gibi geleneksel basılı materyalin üretim hızı, bilginin veya haberin üretim hızına erişemiyor. Teknik alanda yazılan bir kitabın, geleneksel usullerle basımı süresinde içerdiği bilgi, daha kitap satışa sunulmadan geçersiz hale gelebiliyor. İşte, bu nedenle; bilginin ivmelenen üretim süreci, Internet gibi yayıncılığa yeni imkânlar sunan ortamlar ile daha kolay uyum ve paralellik sağlıyor. Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bir banknotu elinize aldığınızda, onun gerçekliğini doğrulamak için pek çok olanağa sahipsiniz. Her banknot üzerinde gizli yazı veya resimler, tel benzeri ince şeritler ve geçerliliği doğrulayan imzalar var. Türü ne olursa olsun, yayınlarda verilen bilgilerin geçerliliğini ve doğruluğunu kanıtlamak da, en az bir banknotunki kadar önemlidir. Sağlamlığı ve doğruluğu ortaya konulamayan bilginin, hiç kuşkusuz çok zararlı etkileri de olabilecektir. Kötü niyetle veya bilmeyerek bilgi bulanıklığı, karmaşa, manipülasyon veya karalama yaratmak isteyen bilgi türüne ‘dezenformasyon’ adı veriliyor. Internet’in giderek denetimsiz bir bilgi çöplüğüne dönmesi ile birlikte; yaşadığımız ‘enformasyon çağı’, aynı zamanda bir ‘dezenformasyon çağına’ dönüşüyor. Internet, bir yandan bilginin yaygınlaşmasını sağlarken, diğer yandan kötü niyetli veya niteliksiz ellerde karşı / yanlış bilginin büyük bir hızla yayılmasına da araç oluyor. Internet, bir dezenformasyon aracı olarak kişilerden devletlere, terör örgütlerinden gizli servislere kadar pek çok kesim tarafından kullanılıyor. Bugün için Internet ortamındaki bilginin doğruluğunu ve geçerliliğini denetleyen bir sistem mevcut değil. Bu, aynı zamanda Internet’in bir çöplük olmaya başlamasının da ana nedeni. Diğer yandan; bilginin bir ticari meta haline dönüşmesi ise rekabetin (yeni boyutlarda) Internet ortamına taşınmasına da vesile oluyor. Örneğin bir arama motorunda herhangi bir ticari konuda arama yaptığınızda, en çok reklâm ödemesi yapan kuruluşların oluşan arama listesinin ilk sıralarında yer aldığını görüyorsunuz. Dolayısıyla bazı kuruluşlar, siz ‘masum’ bir arama yaparken; ne bulmanız gerektiğine sizden çok önce karar veriyorlar. Arama ile oluşturduğunuz bu bilginin size ‘gerçekleri’ sunduğunu kim ve nasıl kanıtlayabilir ki!... Sanırım; lise ve üniversitelerde Internet’in bir ‘enformasyon kaynağı’ olduğu kadar bir ‘dezenformasyon kaynağı’ olabildiğini de öğrencilere anlatmanın zamanı geldi ve geçiyor. Genç insanları ‘kopyala-yapıştır’ zihniyetinden kurtaramadığımız sürece bilim ve teknoloji çalışmalarımızı da intihalden (bilimsel çalıntıdan) kurtarmamız mümkün değil. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|