G ü r c a n B a n g e r
Her önüne gelenle yatmayı ahlaksızca buluyorum. Ayn Rand (1905-1982) : Rus asıllı Amerikalı yazar |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Şehir ve GençlikŞehri oluşturan unsurlarından birisi, değişik yaş katmanlarından oluşan nüfustur. Ülkemizde bu katmanlardan 15-25 yaş diliminde olan ve gençlik olarak isimlendirilen kategori, nüfusun yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Genç nüfusu yoğun olarak bulunduran üniversiteler gibi eğitim-öğretim kurumlarının sosyal yaşamda özel yeri var.Anadolu Üniversitesi’ne bağlı Açık Öğretim Fakültesi’ni (AÜ AÖF’ni) bir yana bırakırsak; Eskişehir’de iki üniversite nedeniyle yaklaşık 40 bin kişilik genç öğrenci nüfusu var. Bu nüfus, yaklaşık 10 ay yaşadığı bu kentte şehir ekonomisine ciddi katkılar yapmaktadır. Böyle bir topluluğun büyüklüğünün, pek çok yerleşimin turistik ziyaretçi sayısından çok daha yüksek olduğu ortadadır. Çok basit bir hesapla; sadece öğrenci nüfusu sayesinde (AÜ AÖF’ni katmadığımız durumda bile) Eskişehir’in 10-12 milyon kişi-gün büyüklüğünde bir ‘turizm potansiyeli’ var demektir. Tabii ki, bir kent sadece ekonomiden oluşmuyor. Şehir, tarım dışı alanda kurulmuş ve nüfus yoğunlaşması olan bir yerleşim yeridir. Kentte sanayi ve ticaret yanında bilimsel, sanatsal, sosyal ve kültürel etkinlikler yoğunlaşması da beklenen bir gelişmedir. Her ne kadar kentin değişik sosyal katmanları tarafından ne denli paylaşıldığı bir soru işareti olsa da; Eskişehir, geçmiş yıllarda şikâyet edilen sosyal ve kültürel faaliyet zafiyetini adım adım aşmaktadır. Bir şehri oluşturan kamu ve özel kesim yanında bir diğer sektörde sivil toplum kuruluşları (STK’lar) yer alır. Son yıllarda halkın yönetime doğrudan katılımı süreçlerinin yaygınlaşması ile birlikte sivil toplum çalışmalarının da önemi artmıştır. Ulusal düzeyde bakıldığında Eskişehir, başarılı iller arasında sayılabilir. Diğer yandan; Eskişehir’e küresel ölçekte baktığımızda; küresel örneklere göre henüz emekleme çağında olduğu görülür. Eskişehir, sosyal ve demografik bileşimi açısından sivil toplum çalışmaları açısından ümit vericidir. Son birkaç yılda (siyasetle sivilliği özenle ayırt eden ESYO sivil platformu gibi) ivmelenen bazı çalışmalar nedeniyle, ulusal düzeyde başarı öyküleri yazmaya aday olarak gösterilmektedir. Ama bu gelişme, yerel sivil toplum hareketinin bazı sorunlarının net olarak ortaya çıkmasına da vesile olmaktadır. Eskişehir sivil toplum hareketi, çok büyük bir topluluk olan üniversite gençliğini motive etme ve sivil çalışmalara katma konusunda son derece başarısızdır. Muhtemelen bu zafiyette sivil toplum yöneticilerinin ataleti ve yetkinlik eksikliği kadar gençliğin yeni konumlarının iyi bilinmemesinin etkisi de var. 1923 ile başlayan süreçte gençliğin temel görevi, ülkeyi baştanbaşa yenileyecek olan modernist projenin bir parçası olmaktı. Bugün ileri yaş düzeyine ulaşmış bu kesimde hâlâ bu izleri görmekteyiz. 1950 sonrası gençlik ise kırdan kente göçün paradigması (anlayış ve değer sistemi) içinde yer aldılar. 1960 gençliğine eşitlik, adalet ve özgürlük söylemleri egemen oldu. 1968 kuşağı, Dünya’da pek çok değer ve sürecin değişmesinde yer aldı. 1970 gençliği, göçün sonucunda oluşan kötü kentsel yerleşimlerden ayağa kalkan bir toplumsal muhalefetin sözcüsü oldu. Özetle; 1923-1970 arasındaki genç kuşakların tamamı, (konjonktür nedeniyle) kendileri için doğal buldukları sosyal ve siyasal misyonlar yüklendiler. 1970’lerin sonu ile birlikte kendi akışı içinde gelişen gençlik misyonu adeta bir ‘kırılmaya’ uğradı. 1980 ile birlikte idealist siyasetin yerini aile, akrabalık, hemşehrilik gibi unsurlar üzerine kurulu rant elde etme çabaları aldı. 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında oluşan apolitik 1980 genç kuşağı bireyci, başarı odaklı ve siyasetten korkan bir anlayışın tutsağı oldu. Bu geleneği sürdüren 1990 genç kuşağının en belirgin özelliği, tüketim yönelimli olmasıdır. Bu dönemde gençler arasında imaj, marka ve aşırı tüketim yönelimlerinin yükseldiğini gözlüyoruz. Özellikle üniversite gençliğinin bu özellikleri, ağırlıkla taşıdığını görüyoruz. Gençliğin hızla özetlediğim bu farklılaşmasını iyi kavramadan bu zenginliği değerlendirmek zordur. Şehri oluşturan kullanıcı gruplarından birisi olarak üniversite gençliğinin, ortak değerler ve birlikte yaşam anlayışı çerçevesinde kentsel yaşama geri kazandırması gerekmektedir. Bu konuda da kentin ‘hiza önderlerinden’ olan sivil toplum kuruluşlarına (STK’lara) ciddi görevler düşmektedir. Ama bu zor işin, eski kafalarla başarılması da mümkün değildir. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|