G ü r c a n   B a n g e r

Erkekler ve kadınlar, birbirlerine zahmet çektirmekten başka,
birbirleri için çok az şey yaparlar; yine de, onları ayırmak için büyük
bir duvar inşa edilseydi, birbirlerine kavuşmak için o duvarı
yıkarlardı.

Ed Hove (1853-1937) : Amerikalı gazeteci ve mizahçı

Eskişehir’in Gelecek Tasarımı

Eskişehir, 2000’li yıllarla birlikte önemli bir değişim ve dönüşüm dönemine girdi. Pek çok insan Eskişehir’de bu değişimi hissediyor. Ama bunun, şehrin kalabalıklaşmasından veya kent merkezinde görsel iyileştirmelerden oluştuğunu düşünenlerin sayısı pek az değil. Bu görsel değişim, bu şehirdeki gerçek değişimi ifade etmiyor. Örneğin uzun süre kendi yavaş gelişimi içinde ilerleyen yerel ekonomide de değişiklikler gözlenmeye başladı.

Sıklıkla söylediğimiz gibi; Eskişehir; Marmara, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgeleri dikkate alındığında bir kavşak noktasıdır. Eskişehir’in 1894’te İstanbul-Bağdat demiryolunun işletmeye alınmasından sonra kamudan ciddi bir ulaştırma ve lojistik desteği aldığını söyleyemeyiz. Bu bağlamda demiryollarının ve Tülomsaş’ın uzun süre ‘mazhar olduğu (!)’ ilgisizliği ve kayıtsızlığı da hatırlatmayı bir borç bilirim. Bu atalet durumu, Eskişehir’in kavşak olma avantajını değerlendirememesine neden oldu. Eğer Eskişehir-Gemlik demiryolu, ulusal ve uluslararası hava bağlantısı ve Eskişehir-İstanbul karayolu, daha önceki yıllarda gerçekleşebilseydi, şu an Eskişehir’i çok farklı bir noktada görebilirdik.

Öyle anlaşılıyor ki; 30-50 yıl öncesinin sorunları, önümüzdeki 1-10 yıl içerisinde çözülecek. Ama bunların ‘düne ait sorunlar’ olduğunu unutmamak lazım. Hâlâ geçmişte çözüme kavuşturulmamış sorunlarla ilgileniyoruz.

Şehrin geleceğini tasavvur edebilme yetisine sahip kişi ve kuruluşlar, Eskişehir’de bir girişim, yatırım ve sermaye birikimi sorunu olduğunu söylüyorlar. Ama ne yazık ki; işbirliği içinde ortak çalışma önerileri, daima akametle sonuçlandı. Bugüne kadar büyük düşünüp büyük sermaye birikimleri ile yapılması düşünülen yatırımlar sonuçsuz kaldı. Öyle anlaşılıyor ki; Eskişehir’deki sermaye birikimi ve girişimcilik sorunu bir başka şekilde çözülecek. Ama ‘mutlaka çözülecek’.

“Mutlaka çözülecek” demekle kast ettiğim şudur. Eskişehir, gecikmiş ulaşım projelerinin tamamlanması ile birlikte öncesine oranla daha yüksek çekim özelliğine sahip bir yerleşim haline dönüşüyor. Özellikle sınaî yatırım açısından İstanbul ve Kocaeli bölgesi doldu. Buna Bursa yöresini de ekleyebiliriz. Doluluğun yanında Marmara Bölgesi’nde yeni yatırım yapmanın birim maliyetinde de olağanüstü artışlar var. Diğer yandan bu bölgenin yüksek oranda deprem riski taşıması, yatırımcı sanayilerin kendisine yeni alanlar aramalarına neden oluyor. Bu açıdan Eskişehir, yerli ve yabancı yatırımcıya mükemmel bir seçenek sunuyor.

Daima söyleyegeldiğimiz gibi; Eskişehir, iki üniversitesi ve yüksek okullaşma oranı ile yetişmiş insan gücü yanında, yüksek sosyal yaşam ve insani gelişmişlik endeksleri ile de bir çekim merkezidir. Tüm bu gelişmeler dikkate alındığında; Eskişehir’in yeni bir şafağın eşiğinde olduğunu söylemek mümkündür.

Ama… Türkiye’nin ekonomik yönden hızlı gelişmiş illerini incelediğimizde; bazı çok ciddi sorunların ekonomik ve sosyal büyümeye eşlik ettiğini fark edersiniz. Bugün Eskişehir’de yaşanan ve ilk elde göze çarpan sorunların başında trafik gelmektedir. İşin ilginci, trafik sorununun çözümü yönünde ciddi bir girişim de görülmemektedir. Aslında bu durumu olağan karşılamak gerekir; çünkü trafik sorunu, trafiğin dışındaki kapsamlı nedenlerden kaynaklanmaktadır. (Eskişehir trafiğinin gelişimi ve çözüm yolları bilimsel bir araştırma olması gereken bir konudur.)

Diğer yandan; kent merkezindeki sıkışma ve rant oluşumu, çok hızlı gelişmektedir. Kentin merkezini daha fazla yoğunlaştırıp sıkıştıracak yaklaşımlar, Eskişehir’in de kötü örneklerden birisine dönüşmesi sonucunu oluşturacaktır. Keza elektrik, su, doğalgaz ve diğer yerel servisler konusunda da hemen kapı ardında bekleyen (ve biteviye birim maliyetleri artan) pek çok aday sorun bulunmaktadır.

Eskişehir, ‘tek merkezli bir kent’ olmaktan hızla kurtulmalıdır. Eskişehir’i çepeçevre saran (saracak) yeni konut topluluklarının, kentin merkezindeki yoğunlaşmayı ve sıkışmayı artırmaktan bir başka işe yaramayacağını da bu vesile ile belirtmek isterim. Çözüm, çok fonksiyonlu alt-kentlerden geçmektedir.

Gürcan Banger © 2006 Ana SayfaÖzgeçmişÇalışmalarHaber VarGünün KonusuİletişimBağlantılar

Graphic Design by Round the Bend Wizards

footer image footer image