G ü r c a n B a n g e r
İnsanın başına gelecek en büyük felâket, Helen Keller (1880-1968) : Amerikalı yazar, eylemci ve eğitmen |
|
| Ana Sayfa • Özgeçmiş • Çalışmalar • Haber Var • Günün Konusu • İletişim • Bağlantılar | |
Eğitim - Öğretim - BilimArkadaşımın telefonu çaldı. Konuşması bittikten sonra ilköğretim okuluna giden çocuğunun aradığını söyledi. Sanırım; bunu bana neden söylediği konusunda merakla yüzüne bakmışım ki, açıklama ihtiyacı duydu: “Akşam yapması gereken ödevi varmış” dedi. “Sen yapacak değilsin herhalde” deyince yarasına tuz ekmişim gibi dert yandı: “Verilen ödev, bu yaşta bir çocuğun başarı ile yapabileceğinden daha zor. Bu nedenle anne ve babalar, ödevin yapımında çocuklara yardım ediyorlar. Çocuk kendi başına yapması için bırakıldığında; anne-baba yardımıyla yapılan diğer ödevler arasında başarısız göründüğünden çocuk kötü not alıyor. Kötü not da çocuğun moralini ve okula olan sevgisini olumsuz etkiliyor. Çocuğun ödevine yardım edip etmemek arasında ikilemde kalıyorum.” İyi bildiğim bu sorunu, yaygın basında okuduğum bir haberle tekrar hatırladım. Bu nedenle kısaca özetledim. Gazetedeki haber, Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından yapılan bir çalışma ile ilgili. Yapılan çalışmada ilköğretim öğrencilerine yönelik yaratıcılığı kullanma, eleştirel düşünme, araştırma yapma ve sorun çözme gibi becerileri geliştirmek amacıyla verilen ‘performans görevlerinin’ tam ve başarılı olarak işlemediğinden söz ediliyor. Sınıfta ve öğretmen rehberliğinde yapılması gereken bu tür çalışmaların, evde yapılması (?) nedeniyle istenen sonuçları oluşturmadığı ifade ediliyor. Sınıfta öğretmen eşliğinde yapılması gereken ‘performans görevi’ adı verilen çalışma; deney hazırlama, deney yapma, deneyin sonuçlarını değerlendirme, anket yapma, maket yapma, öykü yazma veya röportaj yapma gibi konuları içeriyor. “Ödev, evde yapılsa ne olur?” diyebilirsiniz. Birincisi; ilköğretim düzeyinde pek çok ödevin anne ve baba (ya da hısım akraba, konu komşu) yardımıyla yapıldığını bilmeyen yok. Orta ve yüksek öğretim düzeyinde ise ‘ödev yapma’, bir ekonomik sektör haline geldi. Ücreti karşılığında ödev yapan kişi ve kuruluşlardan hazır ödev satan Internet sitelerine kadar her türlü kural dışı yol – yordam ortalıkta cirit atıyor. İkincisi; ödev yapma kaynağı olarak kitap ve kütüphane kullanılmaz oldu. Varsa yoksa Internet… Google türü bir arama motoru programını bilen öğrenci (veya ebeveyn), değişik Internet sitelerinden aktardıkları metinleri ‘kopyala-yapıştır’ yöntemi ile birleştirip yazıcıdan çıktı alıyor; bunun adı da ödev oluyor. Internet’in bir enformasyon kaynağı olduğu kadar dezenformasyon (karşı, hatalı veya yanıltan bilgi) kaynağı olabileceğini öğretmen bilmiyor ki; dikkatli, özenli ve seçici olmayı öğrenciye aktarabilsin! Yukarıda kısaca değindiğim gibi; ödevler konusunda ‘kopyala-yapıştır’ mantığı sadece ilk ve orta öğretim düzeyine ait bir sorun değil. Benzer hastalıkların tamamı yüksek öğretim düzeyinde de var. Ne yazık ki; daha alt öğretim düzeylerinde gerçekleştiremediğimiz bilimsel araştırma zihniyeti zafiyetini yüksek öğretimde de düzeltemiyoruz. Hatta öyle ki, bu sorun, öğrencileri bilime, araştırmaya ve yenilikçiliğe yöneltmesi gerek akademisyen kadronun bir kısmını da, ‘intihal (bilimsel çalıntı)’ başlığı altında pençesi altına alabiliyor. Cumhuriyet’in ilk dönemini saymazsak, uzun yıllardır ulusal eğitim konusunda kararlı strateji ve politikalarımız olamadı. Her bakan değişiminde politikalar da değişti. Ulusal eğitim, faaliyet bazında iyileştirmeye kalkıldı. Sonuçta bir ucube oluştu. Ama ulusal eğitim – öğretim alanında yaşadığımız sorun, bakanların bireysel yanlışları olmanın ötesine geçerek, bir ‘sistem sorunu’ haline dönüştü. Örneğin Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Eğitim Fakültesi tarafından yapılan bir araştırma, geleceğin öğretmenlerinin sistemin gerçek ihtiyaçları açısından pek ümit vermediğini ortaya koydu. İşin özü şu. Eğitim – öğretim, bir toplumun temel kurumları arasında ilk sıralarda yer alır. Bu konuyu daha büyük bir önem ve ağırlıkla ele almazsak, ülkenin geleceğini biraz daha karartmış olacağız. |
|
| Gürcan Banger © 2006 |
Ana Sayfa •
Özgeçmiş •
Çalışmalar •
Haber Var •
Günün Konusu •
İletişim •
Bağlantılar
Graphic Design by Round the Bend Wizards |
|
|
|